Analiz tüm yazıları gör Arrow

Veriler Ne Diyor? Dezenformasyon Yasası’nın bilançosu: 83 gazeteciye 114 suçlama

Dezenformasyon Yasası, “haberle işi yok” söylemine rağmen, veriler ışığında gazetecileri doğrudan hedef alan bir araca dönüşmüş görünüyor. Çok sayıda soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanması ise amacın mahkûmiyet değil, sürecin kendisiyle baskı kurmak olduğunu düşündürüyor. Bu durum, ifade alanının daraldığı ve gazeteciliğin artan bir hukuki risk altında yürütüldüğü bir tabloya işaret ediyor.

devamı için Veriler Ne Diyor? Dezenformasyon Yasası’nın bilançosu: 83 gazeteciye 114 suçlama

2025 Yılında Gazeteciliğin Dönüşümü: Reuters Institute Analizi

Reuters Institute’un Gretel Kahn, Marina Adami, Matthew Leake ve Eduardo Suárez imzalı 2025 değerlendirmesi, gazeteciliğin aynı anda birden fazla cephede baskı altında kaldığını ortaya koyuyor. Rapora göre izleyici kaybı ve platformlaşma derinleşirken, yapay zekâ haber üretimi ve dağıtımını kökten dönüştürüyor; kamu ve platform fonlarındaki kesintiler bağımsız medyayı zayıflatıyor; çatışma bölgelerinde gazetecilere yönelik sistematik şiddet ise basın özgürlüğünü yapısal bir krize sürüklüyor. Tüm bu koşullar altında gazetecilik, 2025’te hem kırılganlığını hem de yeni araçlar, modeller ve anlatılarla kendini yeniden üretme kapasitesini aynı anda görünür kılıyor.

devamı için 2025 Yılında Gazeteciliğin Dönüşümü: Reuters Institute Analizi

Berlin'de Ukrayna müzakereleri: Avrupa nerede duruyor?

Berlin şu sıralar, Batı’nın Ukrayna savaşını sona erdirme çabalarının merkezi konumunda. Volodimir Zelenskiy’nin ABD’li müzakerecilerle görüşmeleri, bu pazartesi günü Şansölyelik’te sürüyor. Şansölye Friedrich Merz, akşam için Avrupalı devlet ve hükümet liderleri ile AB ve NATO’nun üst düzey isimlerini davet etti. Avrupa basını, mevcut koşullar altındaki nirengi noktalarına işaret ediyor.

devamı için Berlin'de Ukrayna müzakereleri: Avrupa nerede duruyor?

Türkiye–Irak yakınlaşması: Güvenlikten ekonomiye geçiş mümkün mü?

ürkiye ile Irak, yıllardır ilişkilerini kilitleyen PKK, su paylaşımı, petrol ihracatı ve sınır ötesi güvenlik başlıklarını yönetilebilir bir işbirliği zeminine taşımaya çalışıyor. PKK’nın silahsızlanma süreci ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDF’nin statüsü bu yakınlaşmanın en kırılgan halkası olmaya devam ederken, Kalkınma Yolu projesi iki ülke için stratejik bir “kazan-kazan” alanı sunuyor. Ancak sürecin kalıcı olabilmesi, güvenlik dosyalarının çözüme yaklaşmasına, su ve enerji alanlarında kurumsal mekanizmaların işletilmesine ve ekonomik işbirliğinin hükümet değişikliklerinden etkilenmeyecek şekilde yapılandırılmasına bağlı.

devamı için Türkiye–Irak yakınlaşması: Güvenlikten ekonomiye geçiş mümkün mü?