Türk Psikologlar Derneği: “Psikologluk mesleği en güvencesiz dönemlerinden birini yaşıyor”
Türk Psikologlar Derneği: “Psikologluk mesleği en güvencesiz dönemlerinden birini yaşıyor”

Türk Psikologlar Derneği: “Psikologluk mesleği en güvencesiz dönemlerinden birini yaşıyor”

paylaş :

Türk Psikologlar Derneği, Dünya Psikologlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, psikologların mesleki hak kayıpları ve yasal belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirterek, mevcut durumun yalnızca meslek grubunu değil toplum ruh sağlığını da etkilediğini savundu.

ANKARA, 9 Mayıs (GP) - Türk Psikologlar Derneği, psikologların mesleki haklarına ve çalışma koşullarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de psikoloji bilimi ve psikologluk mesleğinin “tarihinin en güvencesiz, en belirsiz ve en sahipsiz dönemlerinden birini yaşadığını” belirtti.

Dernek, 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü dolayısıyla Ankara Ulus Meydanı’nda Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya çeşitli sağlık ve emek örgütleri ile psikoloji öğrencileri de destek verdi.

Eylem sırasında “Psikolog meslek yasası toplumun güvencesidir” ve “Sahadayız, sistemde yok sayılıyoruz” yazılı pankart ve dövizler taşındı.

Türk Psikologlar Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ali Demirel yaptığı açıklamada, psikologların hem çalışma hakları hem de mesleki kimlikleri açısından ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Demirel, mevcut mevzuat nedeniyle psikologların mesleki haklarının gasp edildiğini savunarak, plansız şekilde açılan psikoloji bölümlerinin öğrencilerde gelecek kaygısını artırdığını ifade etti. Kamu kurumlarında çalışan psikologların da ağır iş yükü ve liyakat sorunları nedeniyle zor koşullar altında çalıştığını belirtti.

“Psikologlar artık sadece işsizlikle değil, mesleki kimliklerinin yok sayılmasıyla mücadele etmektedir” diyen Demirel, psikologların serbest çalışma haklarının fiilen engellendiğini ve sağlık sistemi içindeki rollerinin belirsiz hale geldiğini savundu.

Dernek açıklamasında, yaşanan sorunların yalnızca psikologları değil, doğrudan toplumun ruh sağlığını etkileyen yapısal bir mesele olduğu vurgulandı.