Cumartesi günü ABD genelinde Başkan Donald Trump’ın izlediği politikalara karşı “Elini Çek” sloganıyla büyük protesto gösterileri düzenlendi. New York Times, Washington’da on binlerce insanın sokaklara döküldüğünü yazdı. Yine New York, Los Angeles, Atlanta, Boston, Detroit ve Şikago’da da büyük mitingler düzenlendi. Avrupa basını türlü bağlamlarda bir direnişin filizlendiğini görse de henüz fazla umutlu değil.
Demokrasi, Plütokrasi ve Küresel Etkiler Tartışılıyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta içinde açıkladığı radikal ekonomi ve güvenlik politikaları, ülke genelinde büyük protestolara yol açtı. Perşembe ve cuma günü yaşanan piyasa çöküşünde 5-6 trilyon doların buharlaştığı belirtilirken, sıradan yatırımcı ciddi zarar gördü.
Romanya'dan Adevărul gazetesi, protestoları “bunak lidere karşı ayaklanma” olarak nitelendiriyor ve Amerikan halkının demokrasiyi koruma refleksine dikkat çekiyor.
Ancak Avusturya’nın Kleine Zeitung gazetesi, protestoların somut bir değişim yaratamayacağını savunuyor. Trump’ın Kongre çoğunluğu ve güvenlik birimleri üzerindeki kontrolü sürdükçe, etkili bir dönüşümün yalnızca 2026’daki ara seçimlerle mümkün olabileceğini belirtiyor.
Bu karamsar tabloya rağmen, Portekiz’den Público gazetesi, Wisconsin’deki yerel bir yargıç seçimini hatırlatıyor. Tüm finansal destek Elon Musk gibi milyarderlerin arkasında olduğu muhafazakâr adaya gitmesine rağmen, Demokrat Susan Crawford’un seçimi kazanması halkın hâlâ “hayır” diyebildiğini gösteriyor.
Son olarak, Ukrayna kökenli siyaset bilimci Maksym Hardus’un analizine göre, ABD’deki bu iç karışıklıklar Rusya’nın elini güçlendiriyor. Trump’ın kurumlara yönelik cadı avı, Moskova’nın uluslararası alanda manevra alanını genişletebilir.

