Fransa, Almanya, Portekiz, Arnavutluk ve İsviçre’de eğitim sistemindeki sorunlar, konut krizi ve artan yaşam maliyetlerine karşı düzenlenen gösterilerde binlerce kişi sokaklara çıktı. Bazı kentlerde polis müdahaleleri ve çatışmalar yaşanırken Fransa’da 779 kişi gözaltına alındı, Almanya’nın Frankfurt kentinde 100’den fazla polis yaralandı.
Avrupa'nın farklı ülkelerinde eğitim sistemindeki sorunlar, konut krizi, artan yaşam maliyetleri ve kamu hizmetlerine ilişkin taleplerle düzenlenen protestolar 31 Ekim Cumartesi günü de devam etti.
Fransa ve Almanya başta olmak üzere çok sayıda kentte binlerce kişi sokaklara çıkarken, gösterilerin büyük bölümü barışçıl geçti. Bazı kentlerde ise gösterilerin ardından güvenlik güçleriyle gruplar arasında çatışmalar yaşandı.
Fransa'da gösterilere katılım konusunda İçişleri Bakanlığı 320 bin, gençlik sendikaları ise yaklaşık 500 bin kişi açıklarken, ülke genelinde 779 kişi gözaltına alındı. Almanya'nın Frankfurt kentinde yaşanan olaylarda 100'den fazla polis yaralandı.
Portekiz'de konut hakkı talebiyle kurulan kamp polis müdahalesiyle dağıtıldı. Arnavutluk ve İsviçre'de de gösterilerin ardından çatışmalar yaşandı.
Fransa’da eğitim ve yaşam maliyeti protestoları
Fransa'da 31 Ekim Cumartesi günü başkent Paris'in yanı sıra Marsilya, Grenoble, Bordeaux, Lyon ve Toulouse başta olmak üzere birçok kentte gösteriler düzenlendi. İçişleri Bakanlığı ülke genelindeki katılımı 320 bin olarak açıklarken, gençlik sendikaları bu sayının yaklaşık 500 bine ulaştığını bildirdi.
Eylül ayında okullardaki öğretmen ve personel eksikliği, kalabalık sınıflar ve eğitim kurumlarının fiziki koşullarına yönelik itirazlarla başlayan öğrenci hareketi, zaman içinde kamu hizmetlerinin durumu ve yaşam maliyetlerindeki artışa yönelik tepkileri de kapsayan daha geniş bir toplumsal harekete dönüştü.
Öğrenciler okullarda boş öğretmen kadrolarının doldurulmasını, öğretmen devamsızlıklarında derslerin boş geçmemesini, sınıf mevcutlarının azaltılmasını ve okul binalarının iyileştirilmesini talep ediyor. Üniversite öğrencileri ise yükseköğretimde daha fazla kontenjan, bursların artırılması ve üniversiteye geçiş sisteminin değiştirilmesi çağrısı yapıyor. Sendikalar da ücretlerin artırılmasını ve kamu hizmetlerinin güçlendirilmesini istiyor.
31 Ekim'deki gösterilerin büyük bölümü barışçıl geçti. Ancak bazı kentlerde yürüyüşlerin sona ermesinin ardından çatışmalar yaşandı. Paris'te güvenlik güçlerine molotofkokteyli atılması üzerine üç polis memurunun yaralandığı bildirildi. Paris Savcılığı, jandarma ve polis memurlarının bulunduğu gruba yanıcı madde atılmasıyla ilgili kamu görevlilerine yönelik cinayete teşebbüs suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Paris'te bazı bölgelerde göstericilere göz yaşartıcı gaz ve çevik kuvvet müdahalesi uygulanırken, Grenoble ve Marsilya'da da yürüyüşlerin ardından gerginlik yaşandı. Göstericiler, polis şiddetini ve eylem güzergâhlarına getirilen kısıtlamaları da protesto etti.
Fransa İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, 31 Ekim'deki gösteriler ve gece yaşanan olaylar kapsamında ülke genelinde 779 kişi gözaltına alındı. Bu sayı, 17 Ekim'deki 2 bin 628 ve 24 Ekim'deki 1.314 gözaltının altında kaldı.
Almanya’da eğitim ve barınma talepleri
Almanya'da “Gen Z regelt” (Z Kuşağı Halleder) hareketinin çağrısıyla 30'dan fazla kentte düzenlenen gösterilere 100 bini aşkın kişi katıldı. Göstericiler eğitim ve sağlık hizmetlerine daha fazla kaynak ayrılmasını, uygun fiyatlı konut imkanlarının artırılmasını, iklim politikalarının güçlendirilmesini ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini talep etti.
Gösteriler birçok kentte barışçıl geçerken, Frankfurt, Köln ve Berlin'de akşam saatlerinde olaylar yaşandı. Frankfurt'ta bazı gruplar 17 iş yerine zarar verdi, bunlardan beşi yağmalandı. Güvenlik güçlerine taş, şişe ve molotofkokteyli atıldığı bildirildi. Hessen Eyaleti İçişleri Bakanı Roman Poseck, kentte görev yapan yaklaşık 1300 polisten 100'den fazlasının yaralandığını açıkladı. Olaylarla bağlantılı olarak yaşları 13 ile 29 arasında değişen 54 kişi gözaltına alındı.
Poseck, olaylara karışan grupların sayısını 1000 ila 1500 kişi olarak tahmin ettiklerini söyledi. Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ise şiddet olaylarına karışanların tespit edilerek hesap vermelerinin sağlanacağını belirtti.
Köln'de polis kalabalığı dağıtmak için tazyikli su kullanırken, Berlin'de güvenlik güçlerine şişe ve havai fişek atıldı. Gösterileri düzenleyen “Gen Z regelt” hareketi, yayımladığı açıklamada eylemlerin barışçıl niteliğine vurgu yaparak şiddet olaylarıyla bağlantısı bulunmadığını duyurdu.
Portekiz’de konut krizi protestoları
Portekiz'in başkenti Lizbon'da binlerce kişi, konut krizini ve hükümetin kira politikalarını protesto etmek için yürüdü. Göstericiler, hükümetin tahliyeleri kolaylaştırmayı ve yeni kira sözleşmelerindeki kira sınırlamalarını kaldırmayı öngören yasa tasarısını geri çekmesini talep etti.
Portekiz'de konut fiyatları 2017'den bu yana iki katından fazla arttı; yeni kira sözleşmelerindeki kiralar da aynı dönemde yaklaşık iki katına çıktı. Konut maliyetlerindeki artıştan özellikle gençler etkilenirken, protestocular hükümetin yasa tasarısının barınma sorununu daha da ağırlaştıracağını savunuyor.
Cumartesi günkü yürüyüşün ardından 50'den fazla çadırın kurulduğu Rossio Meydanı'ndaki kamp, pazar günü yerel saatle 04.30 sıralarında polis tarafından dağıtıldı. Reuters'ın aktardığına göre, kampa müdahale eden ekipler çadırları kaldırdı; kamp alanını korumaya çalışan yüzlerce kişi kalkanlar ve coplarla uzaklaştırıldı. Porto kentindeki daha küçük bir kamp da dağıtıldı.
Müdahaleye tepki gösteren Sosyalist Parti milletvekili Pedro Delgado Alves, meydandaki gösterinin barışçıl olduğunu belirterek güç kullanımını eleştirdi. Polis, bir hafta önce aynı meydandaki kampın dağıtılması sırasında da cop kullanılması ve çok sayıda kişinin gözaltına alınması nedeniyle eleştirilmişti.
Başbakan Luís Montenegro yasa tasarısını geri çekmeyeceklerini ancak son oylama öncesinde değişikliklere açık olduklarını açıkladı.
Arnavutluk’ta yolsuzluk iddialarına karşı protestolar
Arnavutluk'un başkenti Tiran'da Başbakan Edi Rama'nın istifasını isteyen hükümet karşıtı gösteriler devam etti. Mayıs ayında başlayan protestolar, koruma altındaki doğal alanda yapılması planlanan lüks otel projesine yönelik itirazlarla başladı. Projenin ABD Başkanı Donald Trump'ın ailesiyle bağlantılı olduğu iddiası da protestoların gündeminde yer aldı.
Eylemler zaman içinde hükümetteki yolsuzluk iddialarına, sağlık sistemindeki sorunlara ve gençlerin gelecek kaygılarına yönelik tepkileri de kapsadı. 31 Ekim Cumartesi günü Eğitim Bakanlığı önünde başlayan gösteri ilk aşamada barışçıl geçti. Daha sonra bazı göstericiler güvenlik güçlerine taş attı ve çöp konteynerlerini ateşe verdi.
Arnavutluk İçişleri Bakanı Ervin Demo, 30 Ekim'de yaptığı açıklamada protestoların başladığı dönemden bu yana 200'ü polis olmak üzere toplam 350 kişinin yaralandığını bildirdi. Bakan, aynı süreçte 18 yaşından küçük 269 kişinin gözaltına alındığını da açıkladı. Bu rakamlar yalnızca 31 Ekim'deki gösteriye değil, ülkede devam eden protesto sürecine ilişkin veriler olarak aktarıldı.
Öte yandan Tiran Savcılığı, 24 Ekim'deki gösteriler sırasında yaralanan bir kişi ve başka yurttaşların yaralanmasına ilişkin soruşturma başlattı. Savcılık açıklamasında, bazı polis memurlarının orantısız güç kullanmış olabileceği şüphesi üzerinde durulduğu ve yaklaşık 20 kişinin tıbbi kayıtlarının incelendiği belirtildi.
İsviçre’de gösterilerde çatışma çıktı
İsviçre'nin Zürih ve Basel kentlerinde yüzlerce kişi, Fransa'daki protestolara gönderme yapan “İsviçre'de de artık yeter” sloganıyla gösteriler düzenledi. Eylemlerin çağrısı sosyal medya üzerinden yapıldı.
Zürih'te yüzlerce kişinin katıldığı gösteride havai fişekler patlatıldı, çöp konteynerleri ve çeşitli sokak eşyalarıyla barikatlar kuruldu. Bazı barikatlar ateşe verildi, iş yerlerinin camları ve bir toplu taşıma durağı zarar gördü. Polis, kalabalığı dağıtmak için tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandı. Göstericiler de güvenlik güçlerine havai fişek, şişe ve taş attı.
Basel'de yaklaşık 150 kişinin katıldığı yürüyüş, kent merkezinden St. Johann bölgesine ilerledi. Gösterinin başlangıcında yapılan konuşmaların ardından bazı katılımcılar çöp konteynerleri ve metal bariyerlerden barikatlar kurarak ateşe verdi. Güzergâhtaki bazı iş yerleri zarar gördü; toplu taşıma seferleri geçici olarak durduruldu.
İsviçre kamu yayıncısı SRF'nin aktardığına göre, Zürih'teki olaylar gece saat 01.30 sıralarında büyük ölçüde sona erdi. Cenevre'de de benzer olayların yaşandığına ilişkin haberler yayımlandı.

