Rabia Naz’ın ölümünü araştıran gazeteciler yargılanıyor: Canan Coşkun ve Kazım Kızıl hakim karşısındaydı

Rabia Naz’ın ölümünü araştıran gazeteciler yargılanıyor: Canan Coşkun ve Kazım Kızıl hakim karşısındaydı

paylaş :

Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştırırken yaptıkları görüşme nedeniyle gazeteci Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl ile baba Şaban Vatan hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Gazeteciler suçlamaları reddederek beraatlerini istedi. Dava 28 Ocak 2027’ye ertelendi.

Giresun’un Eynesil ilçesinde Rabia Naz Vatan’ın ölümünü araştıran gazeteci Canan Coşkun, belgeselci Kazım Kızıl ve Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan’a açılan davanın ilk duruşması 22 Ekim 2026 günü Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 

Duruşmaya Canan Coşkun İstanbul’dan, Kazım Kızıl ise İzmir’den SEGBİS’le katıldı. Şaban Vatan ise Görele Adliyesinde hazır bulundu. 

P24’ün aktardığı habere göre Coşkun, Kızıl ve Vatan “iştirak halinde birden fazla kişi tarafından cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” (TCK 109) ile suçlanıyor. Kızıl hakkında ayrıca “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” (TCK 288) suçlaması bulunuyor. 

Coşkun: İddiaların gerçek olmadığı ses kayıtlarıyla sabit 

Duruşmaya gazeteci Canan Coşkun’un savunmasıyla başlandı. Kasım 2019’da birçok gazeteci gibi Eynesil’e olayı araştırmaya gittiğini ifade eden Coşkun, Küçükal’la Rabia Naz’ı yaralı halde gören son kişi olduğu için görüştüğünü söyledi. Bu dönemde Meclis Araştırma Komisyonu’nun da Giresun’da olayı araştırdığını ve kendisinin komisyon üyesi Jale Nur Süllü’ye bu konuda bilgi verdiğini ifade etti. 

Görüşme sırasında Şaban Vatan’ın yanlarında gelmesinin ardından, Küçükal’ın kendini birden yere atarak, Rabia Naz’ı son gördüğü anı canlandırmaya başladığını, yerde sürünerek kendini yaraladığını anlattı. Durumdan çok rahatsız olduklarını ve itiraz ettiklerini ancak engel olamadıklarını, bu nedenle de Kazım Kızıl’la birlikte olay yerinden ayrıldıklarını söyledi. 

Küçükal’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığının görüşme boyunca aldığı ses kaydının dökümlerinden de açıkça anlaşıldığını vurgulayan Coşkun, bu ses kayıtlarının mahkemede dinlenmesini istedi. 

Kızıl: Biz tamamen gözlemci statüsündeydik 

Belgeselci Kazım Kızıl, Canan Coşkun’un da aralarında bulunduğu birkaç gazeteciyle birlikte Rabia Naz’ın ölümüyle ilgili bir belgesel hazırladıklarını anlattı. 

Küçükal’ın kimse ondan böyle bir şey istemediği halde yerde sürünmeye başladığını aktaran Kızıl, “Bir tarafta ifadesini değiştiren kilit bir tanık, bir tarafta da Rabia Naz’ın babası vardı. Tamamen iddiasını ispatlamaya çalışan biriyle, bu iddianın gerçek olduğuna inanmayan iki kişi vardı orada. Tüm bunlar olurken biz Canan Coşkun’la yan yanaydık ve tamamen gözlemci statüsündeydik” diye konuştu. 

Her iki gazeteci de üzerlerine atılı suçlamaları reddederek beraatlerini talep etti. 

Vatan: Neden ben yargılanıyorum? 

Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan ise kızının ölümünü aydınlatmaya çalışan bir baba olarak Küçükal’a sorular sorduğunu söyledi. Kendisinin olay günü yaşananları kanıt toplamak amacıyla kameraya çektiğini ifade etti ve görüntüleri mahkemeye sundu.  

Vatan “Benim kızım öldü. Kızımın durumuyla ilgili defalarca yalan söyleyen bu adama soru sormak suç mu? Neden ben yargılanıyorum? İfade değiştirmek suç değil midir? Mahkemeyi aldatmak suç değil midir, sayın Hâkim?” diye sordu. 

Küçükal çelişkili ifadeler verdi 

Davaya dayanak oluşturan şikâyetin sahibi Mürsel Küçükal, ekleyecek bir şeyi olmadığını, emniyete verdiği ifadelerin geçerli olduğunu söyledi. Hâkimin uyarısı üzerine olay anını anlatmaya başlayan Küçükal, “Canan hanım bana milletvekili olduğunu söyledi. Şaban’ın tehlikeli biri olduğunu ve bana zarar verebileceğini söyledi. Sonra olay yerini göstermemi istedi” diye konuştu. 

İfadesinin başında gönüllü olarak yerde sürünmeye başladığını belirten Küçükal, hâkimin sorusu üzerine yerde sürünme olayını gazetecilerin isteği üzerine gerçekleştiğini söyledi. Hâkimin soruları sırasında bazı detayları hatırlayamadığını söyledi. Bu kısımlarda hâkim Küçükal’ın emniyet ifadesini okudu. 

Avukat Yalçın’dan sevk talebi

Coşkun’un avukatı Abbas Yalçın, Mürsel Küçükal’ın bu duruşma esnasında bile sorulara farklı cevaplar verdiğine dikkat çekti. Yalçın, olay anının ses kayıtlarıyla ortada olduğunu, Küçükal’ın mahkeme huzurunda yalan söylediğini belirtti. Küçükal’ın akıl sağlığı durumunun değerlendirilmesi için Adli Tıp kurumuna sevk edilmesini talep etti. 

Ayrıca, olay gününe ait tüm görüntü kayıtlarının yeni bir bilirkişi heyeti tarafından incelenmesini istedi. Ayrıca soruşturma sırasında haklarında kovuşturmaya yer yok kararı verilen diğer kişilerin mahkemede tanık olarak dinlenmesini istedi. 

Mahkeme tanık dinlenmesi talebini kabul ederek, davayı 28 Ocak 2027’ye erteledi. 

Ne olmuştu?  

11 yaşındaki Rabia Naz, 12 Nisan 2018’de Giresun’un Eynesil ilçesindeki evinin önünde yaralı halde bulunmuş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. 

Kasım 2019’da ölümü araştırmaya Eynesil’e giden gazeteciler Coşkun, Kızıl ve Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan hakkında olay yerinde tanıkla yaptıkları görüşmeyle ilgili olarak yedi yıl sonra “iştirak halinde birden fazla kişi ile birlikte cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak” suçlamasıyla dava açıldı.  Kızıl’a ayrıca “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlaması da yöneltildi. 

 2020’de savcılık “Rabia Naz Vatan’ın evinin çatısından düşerek vefat ettiğini” söyleyerek ölümle ilgili takipsizlik kararı verdi. 

Eylül 2025’te Anayasa Mahkemesi soruşturmanın "özensiz yürütüldüğü" gerekçesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti.