Erhürman, güven yaratıcı önlemlerin iki ya da üçünde veya dönüşümlü başkanlık konusunda uzlaşma ihtimali bulunması halinde görüşmeye katılacağını belirterek, “Görüşme olsun diye görüşme istemiyorum. Ben çözüm istiyorum” dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York’ta üçlü görüşme yapılmasını reddettiği yönündeki iddialara, “Bunlar Genel Sekreter’in davetleri değildi, Hristodulidis’in görüşme talepleriydi. Ben de reddetmedim” yanıtını verdi. Erhürman, güven yaratıcı önlemlerin iki ya da üçünde veya dönüşümlü başkanlık konusunda uzlaşma ihtimali bulunması halinde görüşmeye katılacağını belirterek, “Görüşme olsun diye görüşme istemiyorum. Ben çözüm istiyorum” dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, KKTC Cumhurbaşkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in temmuz ayında Kıbrıs’a yaptığı ziyaretten New York’taki temaslara kadar geçen sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Guterres’in Kıbrıs ziyareti sırasında taraflara güven yaratıcı önlemler, metodoloji ve esasa ilişkin konularda anlamlı ilerleme sağlanması halinde 5+1 toplantısı çağrısı yapacağını anımsatan Erhürman, Sayın Genel Sekreter’in tek tek saydığı o yedi madde konusunda ilerleme kaydedilmedi, metodolojik konuda ilerleme kaydedilmedi, öze dair konularda ilerleme kaydedilmedi" dedi.
Guterres’in ortaya koyduğu yedi güven yaratıcı önlemin geçiş noktaları, mayınlardan arınma, afetlere müdahale için ortak mekanizma, düzensiz göçle ortak mücadele, sivil toplumla ilgili koordinasyon, spor faaliyetleri ve karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlık hakları olduğunu belirten Erhürman, yedi maddeden altısını kabul ettiklerini, geçiş noktaları konusunda görüşmelerin sürmesini istediklerini ifade etti.
''24 Eylül’de Holguin’le görüşmede üçlü görüşme diye bir mesele yoktu''
New York’ta üçlü görüşme yapılmasına ilişkin süreci anlatan Erhürman, 23 Eylül’de New York’a gittiklerini, 24 Eylül sabahı BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile görüştüğünü belirterek, "24 Eylül sabahı Sayın Holguin’le görüştük. O görüşmede üçlü görüşme diye bir mesele yoktu" diye konuştu.Rum lider Nikos Hristodulidis’in daha sonra Holguin aracılığıyla üçlü görüşme talebinde bulunduğunu söyleyen Erhürman, "Bizim önümüzde güven yaratıcı önlemlerle ilgili yedi maddelik bir çalışma var. Bu yedi maddenin tamamında, yani 7’de 7’sinde bir uzlaşma olmasını şart koşmuyorum. Ancak birkaç madde üzerinde dahi olsa bir uzlaşma ihtimali varsa ve Sayın Genel Sekreter’in de zamanı uygunsa, böyle bir görüşmeye katılmaya hazır olduğumu Sayın Holguin’e bildirdim" ifadelerini kullandı.
Erhürman, 25 Eylül’de Holguin ile yaptığı görüşmede dönüşümlü başkanlık konusunda uzlaşma ihtimali bulunduğunun kendisine aktarıldığını belirterek, "Sayın Holguin bana, ‘Güven artırıcı önlemler konusunda değil, sizin dönüşümlü başkanlıkla ilgili talebiniz konusunda uzlaşma ihtimali olduğu bildirildi. Sayın Hristodulidis’in üçlü görüşme teklifine bu şartlarda evet der misiniz?’ diye sordu" dedi.
''Dönüşümlü başkanlık güvenlik ve garantilerle eşleştirilecekse böyle bir görüşmenin anlamı yok''
Dönüşümlü başkanlık konusunun güvenlik ve garantilerle ilişkilendirilmesine karşı olduğunu vurgulayan Erhürman, "Eğer Sayın Hristodulidis’in niyeti, yine Genel Sekreter’in önünde dönüşümlü başkanlık konusunu güvenlik ve garantilerle eşleştirerek tartışmaksa, böyle bir görüşmenin bizim açımızdan anlamlı bir sonucu olmayacaktır. Böyle bir zeminde uzlaşma ihtimali bulunmamaktadır" ifadesini kullandı.Rum basınında kendisinin BM Genel Sekreteri’nin üçlü görüşme talebini reddettiği yönünde haberler yayımlandığını söyleyen Erhürman, "Bunlar Genel Sekreter’in davetleri değildi. Sayın Hristodulidis’in görüşme talepleriydi ve ben de reddetmedim. Söylediğim şey şu: Önümüzdeki güven yaratıcı önlemler belli, 2-3 tanesinde bile uzlaşma ihtimali varsa gelelim, dönüşümlü başkanlıkta uzlaşma ihtimali varsa gelelim. Ama Genel Sekreter’in önünde dönüşümlü başkanlığı güvenlik ve garantilerle eşleştirecek bir ortam yaratılmak isteniyorsa ben böyle bir ortamın parçası olmam" dedi.
BM Genel Sekreteri Guterres’in de yalnızca toplantı yapılmış olması için toplantı istemediğini belirten Erhürman, "Ben üçlü toplantı olsun diye, 5+1 olsun diye 5+1 yapmam. Başarılı olması için durum hazırsa, koşullar uygunsa toplantı yaparım" yaklaşımını hatırlattı.
''Müzakere olsun diye müzakere istemiyorum''
Erhürman, çözüm odaklı bir müzakere süreci istediklerini vurgulayarak şöyle konuştu:"Bu aslında ne için olan bir şey? Görüşme olsun diye görüşme olsun ama bizi hiçbir sonuca ulaştırmasın. Böyle bir şeyin içinde olmayacağımızı seçildiğim günden sonra da, seçilmeden önce bütün seçim boyunca da söyledim. Ben müzakere olsun diye müzakere istemiyorum. Ben görüşme olsun diye görüşme istemiyorum. Sayın Hristodulidis ile Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Lefkoşa’da 11 kez görüştüm. Buna rağmen Lefkoşa’da benim seçilmemden sonra 11 tane toplantı gerçekleştirdik Sayın Hristodulidis’le. Ne zaman istediyse görüşme talebini kabul ettim. Hiçbirinde ‘Bana uymaz’ falan demedim. ‘Daha sık görüşelim’ de dedim."
''Lefkoşa’da pişireceksiniz, sonuç alma noktasına gelirseniz üçlü de olur, 5+1 de''
Erhürman, sonuç alınabilecek zeminin öncelikle Lefkoşa’daki görüşmelerde oluşturulması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:"Lefkoşa’da görüşürüz. Lefkoşa’da sonuç almayacak görüşme yapmakta bir beis yoktur. Neden yoktur? Çünkü Lefkoşa’da pişireceksiniz, sonuç alma noktasına gelirseniz zaten üçlü de görüşürsünüz, 5+1 de görüşürsünüz. Biz niye burada ikimiz görüşüyoruz? Ortada bir sonuç yokken, henüz pişmemişken gidip de Sayın Genel Sekreter’i de meşgul edip fotoğraflar verip de geri dönmeyelim. Burada anlaşamadığımız neyse, anlaşana kadar burada konuşalım. Anlaşmaya yaklaştığımız noktada üçlü de olur, 5+1 de olur, başka da istersen o da olur. Formatla ilgili bir problem yok.
Herkes karar verecek. Çözüm mü istiyoruz yoksa müzakere mi? Bu net. Yani müzakere olsun diye müzakere mi, yoksa çözüme ulaşmak mı? Güven yaratıcı önlemler açısından söylüyorum. Gerçekten yeni geçiş noktalarını açmak istiyoruz, yoksa yeni geçiş noktalarını açıyormuş gibi görüşmeyle mi oyalanmak istiyoruz? Masada sonuç çıksın mı istiyoruz, yoksa her defasında yeni öneriler mi getiriyoruz?"
''19 yeni maddeyi konuşacak zaman mı''
11 ay geçti başkan olalı, 11 ayda bile 19 madde yoktur. Son toplantıda 19 madde geldi. Sayın Genel Sekreter’in aralık sonu görev süresi bitiyor. Yeni, hiç bugüne kadar konuşulmamış 19 maddeyi konuşacak bir zaman mı? Üçlü görüşmede yedi maddelik gündemin bırakılarak, 19 yeni önerinin tartışılmasının süreci yeniden başa döndürecek. Şimdi Sayın Genel Sekreter’le üçlü görüşme yapalım, 7 madde gitsin, 19 yeni madde gelsin. Peki ben de bir sonraki toplantıya 29 tane getireyim. Sen ne yapacaksın? 19 sen getirdin, 29’u da ben getirdim. 7 de Genel Sekreter’in var. Toplayın bakalım kaç çıkar? Bu noktadan sonra yeni 19 getirmek, bizim Türkçe'deki deyimiyle söyleyeyim, ‘pişmiş aşa su katmak’. Pişmiş bir aş var, 7 madde."Karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlık haklarına ilişkin önerinin başlangıçta kendisi tarafından gündeme getirildiğini belirten Erhürman, "İlk dönemin başında karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlığı hakkı benim önerimdi. Şimdi artık Genel Sekreter’in 7 maddesinin içinde. Benden çıktı, Genel Sekreter’e geçti. Artık benim önerim değil, Sayın Genel Sekreter’in önerilerinden biri" dedi.
''Genel Sekreter gidene kadar idare edelim diye bir düzeneğin içinde yer almam''
Erhürman, Guterres’in görev süresinin sona ermesine kısa bir süre kaldığına dikkati çekerek şöyle konuştu:"Şimdi hatırlanmaya çalışılan, o yediyi atalım, yeni 19 getirelim, ona devam edelim. Böyle bir şeye izin vermeme sebebim bir şeylere karşı çıkmak değil. Önümüzde maksimum 2,5-3 ay var. ‘Ben bu işin son günüme kadar uğraşacağım’ diyen bir Genel Sekreter var. Ve bu Genel Sekreter kendisi temmuz ayında yedi madde getiriyor. Bu pişmiş aşa su katıp da Genel Sekreter gidene kadar idare edelim, orada burada fotoğraflar verelim, politik mesajlar verelim ama hiçbir sonuca ulaşmayalım. Yok. Böyle bir düzenek içerisinde yer almayacağımı çok açık bir şekilde söyledim."
''Erhürman, Holguin röportajını örnek gösterdi''
Erhürman, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın ANKA Haber Ajansı’na verdiği röportaja da dikkati çekti. ANKA’nın Holguin ile yaptığı röportajın basın toplantısından yaklaşık bir saat önce yayımlandığını belirten Erhürman, röportajdan doğrudan alıntı yaptı. Erhürman, "Bakın Sayın Holguin bir açıklama yaptı. Bir saat kadar önce ANKA Ajansı adına yapılan bir röportaj yayımlandı Sayın Holguin’le. Sevgili Yusuf Kanlı’nın yaptığı röportaj. Ve bu konuda Sayın Holguin’in röportajından aynen alıntılıyorum, bulabilirsiniz, internette var. New York’ta kendisinin aynen söylediği şey, ‘New York’ta üçlü bir görüşme gündemde değildi’ diye başlıyor. Genel Sekreter’in programında iki liderle ayrı ayrı görüşmesi vardı ve planlandığı gibi bu görüşmeler yapıldı. Kıbrıs Rum lideri üçlü bir toplantı yapılmasını önerdi" dedi.''Röportajda da söylüyor: Üçlü görüşme gündemde değildi''
Holguin’in ANKA’ya verdiği röportajın kendi anlattığı süreci doğruladığını belirten Erhürman, üçlü görüşmenin Hristodulidis’in önerisi üzerine gündeme geldiğini kaydetti. Erhürman, "Ben de Kıbrıs Türk liderine danıştım, demin anlattım. Bana böyle bir toplantıyı anlamlı kılacak yeni bir öneri olup olmadığını sordum. Yani bir toplantı yapacağız. Anlamlı, sonuç verecek yeni bir şey mi var" ifadelerini kullandı.Holguin’in ANKA’ya yaptığı açıklamada, Hristodulidis’in Kıbrıs’taki son ikili görüşmede sunduğu önerileri yinelediğini söylediğine dikkati çeken Erhürman, "Kıbrıs Rum liderinin Kıbrıs’taki son ikili görüşmede sunduğu önerileri yinelediğini söylüyor. Yani Sayın Hristodulidis, Holguin’e demiş ki ‘Son toplantıda 19 maddesi sunmuştum ya, onları yineliyorum.’ Bunu da bana Sayın Holguin aktarıyor" diye konuştu.
''İlerleme için gerekli koşullar oluşmadığı sürece görüşmenin olumlu sonuç vermeyeceğini söyledim''
Erhürman, üçlü görüşmeye ilişkin değerlendirmesini Holguin’e açık biçimde aktardığını ifade ederek, "Bu çerçevede ilerleme için gerekli koşullar oluşmadığı sürece görüşmenin olumlu bir sonuç vermeyeceği değerlendirmesini yaptım. Ben yaptım, doğrudur, aynen böyledir" dedi.Güven yaratıcı önlemler veya dönüşümlü başkanlık konusunda ilerleme ihtimali bulunması halinde üçlü görüşmeye katılmaya hazır olduğunu Holguin’e söylediğini belirten Erhürman, "Ben Sayın Holguin’e birinci mesajda güven yaratıcı önlemlerin içinde 3-4 tanesinde, 2-3 tanesinde olsun anlaşma ihtimalimiz varsa gelirim dedim, cevap gelmedi. Anladık ki yokmuş. İkincisinde dönüşümlü başkanlık konusunda ilerleme olma ihtimali varsa gelirim dedim, geri dönüş olmadı, anladık ki yokmuş" dedi.
''5+1 olsun diye 5+1 değil, sonuç alacak bir 5+1 istiyoruz''
Erhürman, müzakere sürecinin sonuç odaklı yürütülmesi gerektiğini yineleyerek, "Biz baştan beri müzakere olsun diye müzakere değil, bizi çözüme ulaştırsın diye müzakere istiyoruz. 5+1 olsun diye 5+1 değil, sonuç odaklı, sonuç alacak bir 5+1 olsun istiyoruz" değerlendirmesini yaptı.''11 ayda 13 güven aşındırıcı eylem ve işlem''
Erhürman, tarafların bir yandan güven yaratıcı önlemler üzerinde çalışırken diğer yandan güveni aşındıran adımlar atılmasının çözüm sürecine uygun bir ortam yaratılmasını engellediğini söyledi. "Bir güven yaratıcı önlemler var, bir de güven aşındırıcı işlem ve eylemler var" diyen Erhürman, göreve geldiği 11 aylık dönemde bu kapsamda 13 başlık tespit ettiklerini belirtti.Erhürman, bunlar arasında mülkiyetle bağlantılı tutuklamalar, Taşınmaz Mal Komisyonu’na yönelik diplomatik girişimler, Kıbrıslı Türk temsilcilerin uluslararası temaslarının engellenmesine yönelik girişimler, bazı etkinlik ve organizasyonların iptal edilmesi yönündeki çalışmalar ile teknik komitelerde görev yapan kişilerin öz geçmişlerinde KKTC’deki üniversitelerin yer almasına yönelik itirazları sıraladı.
Erhürman, "Biz güven yaratıcı önlem bulalım, bir iki tane hayata geçirelim ki çözüme yardımcı olacak olumlu bir iklim yaratalım. Ama bu taraftan güven aşındıran eylem ve işlemler devam ederse çözüm sürecine yardımcı olacak bir iklim yaratamayacağız" dedi.
''Elverişli ortam yaratmaya çalışıyoruz''
Erhürman, ANKA Haber Ajansı adına Yusuf Kanlı’nın Holguin’e, Kıbrıslı Türk temsilcilerin uluslararası temaslarının kısıtlanmaya çalışıldığı ve güveni zedeleyen başka adımların bulunduğu bir ortamda “elverişli bir atmosfer” yaratılıp yaratılamayacağını sorduğunu belirtti. Erhürman, Holguin’in ANKA’ya verdiği yanıtta, "Kesinlikle hayır. Çünkü bunlar zaten karmaşık olan meseleyi daha da karmaşık hale getiriyor. Müzakereler kendiliğinden ortaya çıkmaz. Düşmanca bir ortamdan da doğmaz. Aksine karşı tarafı ve onun varlığını anlamayı ve kabul etmeyi gerektirir" dediğini aktardı.Erhürman, "Bir elverişli ortam yaratmaya çalışıyoruz. Bunu isteyen Genel Sekreter. Yedi tane güven yaratıcı önlem getiriyor. Bir tanesinde bile anlaşma ihtimali yaratılmıyor ama 7 orada dururken 11 ayda 13 tane güven aşındırıcı eylem ve işlem ortaya çıkıyor” diye konuştu.

