Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek tarihimize ve istikbalimize yapılmış bir ihanet olacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek tarihimize ve istikbalimize yapılmış bir ihanet olacak"

paylaş :

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin; Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşması, ortak tarih ve ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışması tenkit edilecek değil, aksine takdir edilecek, desteklenecek, övülecek bir politikadır. Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem de istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahane ile olursa olsun, hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısına katıldı. Erdoğan, konuşmasına, Kut'ül Amare'nin 110'uncu yıl dönümü dolayısıyla tüm cephelerde mücadele eden askerleri ve şehitleri anarak başladı.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kut zaferinin bir başka yönü, belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen Birinci Dünya Savaşı'nda, 'Araplar bizi sırtımızdan hançerledi' yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olmasıdır. Kut halkı, Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olmuş hatta bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Mesela, köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa, muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdü, Berzenci, Niyazi ve Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır.

Tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, bizim sık sık altını çizdiğimiz Türk, Kürt, Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut'ül Amare'de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale'de de şahit oluyoruz. Saraybosna'dan, Üsküp'ten, Bakü'den, Kudüs'ten, Bağdat'tan, Şam'dan, Halep'ten nice kardeşimiz Çanakkale'de ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş, kara toprağı al kanlarıyla birlikte sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği net bir şekilde görülmüştür.

"Coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız, birbirimize kenetlenmemizdir"

Bugün de kardeşi kardeşe kırdırmak suretiyle coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız, bir duvarın tuğlaları misali birbirimize kenetlenmemizdir. Kökenlerimiz, mezheplerimiz, meşreplerimiz, hayat tarzlarımız veya siyasi görüşlerimiz farklı olabilir; bunların hepsi bizleri bölen değil, beşeri ve fikri zenginliğimizi yansıtan müstesna değerlerdir.

Özellikle bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde her türlü farklılığı bir yana bırakıp vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin özellikle diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz.

"Bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez"

Türkiye'nin; Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşması, ortak tarih ve ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışması tenkit edilecek değil, aksine takdir edilecek, desteklenecek, övülecek bir politikadır. Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek, hem tarihimize hem de istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahane ile olursa olsun, hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Artık şunu herkes bilsin ve anlasın, nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz.

Bizim Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de ve daha nice İslam beldesinde şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğurulmuş dostluğumuzu, kardeşliğimizi bozmaya kimsenin, ama hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun için, kardeşliğimizi kundaklamak, bunu isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Aramıza nifak sokmaya çalışanlara inat, biz zafer marşlarımızı kardeşlik türkülerimizle birlikte coşkuyla söylemeye devam edeceğiz."

"Sahada çok hızlı bir şekilde inşa sürecine başlayacağız"

Erdoğan, partisinin kuruluşunun 25'inci yıl dönümü yaklaşırken ilk günkü aşkla ve heyecanla millete hizmet ettiklerini söyledi. Yunus Emre'den alıntı yaptıktan sonra Erdoğan, "Gerek şahsım gerek kabine üyelerimiz gerekse milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız, bir tek saniyemizi dahi boşa harcamamak adına yoğun bir mücadelenin içindeyiz" ifadesini kullandı. Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"24 Ekim'de, 81 ilimizde 500 bin sosyal konut kazandıracak Yüzyılın Konut Projesi'ni kamuoyumuzla paylaşmıştık. Halkımız projemize yoğun bir ilgi gösterdi. Öyle ki 500 bin konut için yaklaşık sekiz milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Bu itimada layık olabilmek için kolları sıvadık, 29 Aralık itibarıyla kura süreçlerimizi başlattık. Dört ay gibi rekor bir sürede, 81 ilimizde noter huzurunda ve tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibini belirledik. Ankara'dan İzmir'e, Gaziantep'ten Trabzon'a, Çorum'dan Hatay'a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Şimdi hedefimiz, evlerimizi hızla inşa edip teslim etmektir. Sahada çok hızlı bir şekilde inşa sürecine başlayacağız. İnşallah 2027 Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarları peyderpey teslim edeceğiz.

7 bin 300 lira ile 11 bin lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız. Proje ile ayrıca ilk kez kez İstanbul'da kiralık konut uygulamasını da hayata geçiriyoruz. İstanbul'umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarda TOKİ'den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz. Kurada ismi çıkan vatandaşlarımızın gözü aydın olsun diyorum, yeni yuvalarında inşallah güle güle otursunlar.

"Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız üzülmesinler"

Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız ise üzülmesinler. Biz sadece TOKİ vasıtasıyla bir milyon 760 bin konut üretmiş bir iktidarız. Biz 455 bin konut ve iş yeri yaparak 6 Şubat asrın felaketinin izlerini üç yıl gibi kısa sürede büyük oranda silmiş bir kadroyuz. Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde iki milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz. Bunları nasıl yaptıysak, önce bu 500 bin konutu bitirecek, ardından eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz.

Biz bu ülkeye, bu millete sevdalıyız. Unutmayın, 'Hizmet eden izzet bulur' prensibi bizim siyasetteki pusulamızdır. Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmaz. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Bizim millete faydası olmayan sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Biz bunların hiçbirinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Bizi arayan açılışta bulur, şantiyede bulur, devasa yatırımların temelini atarken, bitmiş eserleri hizmete açarken, buralarda bulur, iş ve icraat üretirken bulur. Bizi arayan, milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur."