CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, "şüpheli ölümlerin" tekrar soruşturulması çağrısında bulunarak, "Bu dosyalar tekrar açılmalı, en üst düzeyden en alt kademeye kadar tüm sorumlular yargı önünde hesap vermeli. Üzeri kapatılan her dosya kamu vicdanında derin bir güvensizlik yaratıyor. Ülkeyi yönetenleri buradan bir kez daha göreve davet ediyoruz" dedi.
CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Gülistan Doku soruşturmasında ortaya çıkan gelişmelerin ardından, Türkiye’de "şüpheli ölüm" olarak kayıtlara geçen vakalara ilişkin açıklamada yaptı. "Şüpheli ölüm diye bir şey yoktur" diyen Nazlıaka, karartılan gerçekler, korunan failler olduğunu ifade ederek, "Gülistan Doku 2020 yılında katledildi ve yıllarca kayıp denildi, intihar senaryosuyla bizi oyaladılar durdular. Ama Türkiye'nin 3 kadın savcısından biri olan Ebru Cansu o dosyayı raftan indirdi ve dosyadan bir organize suç zinciri çıktı. Bu cinayet devletteki çürümüşlüğün, cezasızlığın, örgütlü kötülüğün ve üzeri örtülen karanlık ilişkilerin birer aynası oldu" diye konuştu.
Kamuoyuna yansıyan birçok olayda etkili soruşturma yürütülmediğini savunan Nazlıaka, şunları kaydetti:
"Şimdi aynı şekilde üzeri kapatılan, gerçeği karartılan diğer dosyaların üzerine gitme zamanı. Rojvelat Kızmaz, Gülistan’ın yakın arkadaşıydı. 2024 yılında cansız bedeni Hasankeyf Barajı’nda bulundu. Rojin Kabaiş, Türkiye’nin vicdanında ağır bir yaradır. Rojin’in babası yıllardır kızına ne olduğunu soruyor. 2024 yılında Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulundu ve vücudunda 2 farklı erkek DNA’sı vardı. Şimdi o dosya yeniden açılacak, açılmalı. Ve Rabia Naz Vatan, onun ölümünü herhalde bu ülkede bilmeyen, duymayan yoktur diye düşünüyorum. Dosyası ‘yüksekten düştü’ denilerek kapatıldı. Israrla, başta babası olmak üzere aile bunun üzerine gidiyor. 2018 yılında hayatını kaybetti Rabia Naz ama hâlâ gerçekler ortaya çıkmadı. Şimdi çıkacak, çıkmak zorunda.
Nadire Kadirova, eski AKP milletvekili Şirin Ünal’ın evinde cansız bedeni bulundu. ‘İntihar etti’ denildi ve dosyada birçok çelişki vardı ama niyeyse takipsizlik kararı verildi. İşte o dosya şimdi tekrar açılmak zorunda. Antalya’da staj yaparken şüpheli bir şekilde ölü bulunan 16 yaşındaki sevgili Burak Oğraş. Onun da adı Epstein dosyasında geçiyor. Kayıp telefonu hâlâ bulunamadı ve ailesinin, başta babası olmak üzere, adalet arayışı sürüyor.
Yeldana Kaharman, o da yine etkin soruşturma yürütülmediği için üzeri kapatılan dosyalardan biri. İpek Er, ailesi defalarca ‘kızımız tehdit alıyor’ diye söyledi. Önce tecavüze uğradı, sonra intihar ettiği iddia edildi. Uzman çavuş tarafından tecavüze uğramıştı. Suça dair çok sayıda delil vardı ama o da kayıtlara şüpheli ölüm olarak geçti. Sedef Güler, annesi hâlâ evladı için hak arayışı mücadelesinde. Sedef’in kendisi bir halının içine sarılmış şekilde denizde bulundu ama onunla ilgili de hâlâ bir gelişme olmadı.
Firdevs Babat, İlayda Zorlu ve daha ismini sayamadığım niceleri. Bu dosyalardaki bazı failler hep aynı söylemi tutturdular: 'Arkamda devlet gücü var.' İşte şimdi bu dosyalar tekrar açılmalı. En üst düzeyden en alt kademeye kadar tüm sorumlular yargı önünde hesap vermeli. Üzeri kapatılan her dosya kamu vicdanında derin bir güvensizlik yaratıyor. Ülkeyi yönetenleri buradan bir kez daha göreve davet ediyoruz."

