TÜİK, bugün yine yaptığını yapacağını, bizi diri diri mezara gömmek istiyorlar
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılına ilişkin enflasyon verilerine tepki gösteren Diyarbakır’daki emekliler, bu durumu hak etmediklerini ifade etti. Bir emekli vatandaş, "Biz artık değil, askıda ekmeğe, biz askıda elbiselere bile muhtaç duruma düşürdü bizi şu anki muktedirlerimiz. Biz artık gidip şey askıda bize uyacak işte ayakkabı, elbise, gömlek arıyoruz. Yani emekli bu duruma getirilmiş. Biz bunu hak etmedik. Biz zamanında 30 sene, 40 sene prim ödedik. Hizmet verdik bu ülkeye. Emekli olup işte bir köşede rahat rahat edeceğiz diye yaptık. Ama bizi geçmiş günlerimizi arayacak duruma düşürdüler. Biz artık evden kaçıyoruz. Torunlarımızdan kaçıyoruz. Torunlarımıza bir katkı sunamıyoruz. Bir elimizi cebimize atıp onlara bir 10 lira bile verecek durumda değiliz" diye tepkisini dile getirdi.
TÜİK'in, açıkladığı aralık ayı enflasyon verisiyle, SSK, BAĞ-KUR, memur ve memur emeklilerinin yılın ilk yarısında alacağı zam oranı belli oldu. Veriye göre, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yapılan yüzde 12,19 oranındaki zam ile birlikte 16 bin 881 TL olan en düşük emekli aylığı, 18 bin 773 TL seviyesine yükseldi.
TÜİK’in açıklayacağı verileri takip etmek üzere Diyarbakır’da kahvede bir araya gelen bir grup emekli, ANKA Haber Ajansı’na yaptıkları değerlendirmede, hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade etti. Emekli Murteza Aydeniz, torunlarına harçlık veremeyecek durumda olduğunu ifade ederek, askıda elbise almaya muhtaç hale geldiklerini söyledi. Uzun yıllar bu ülkeye hizmet ettiğini dile getiren Aydeniz, karşılığının bu olmaması gerektiğini belirtti. Aydeniz, şunları söyledi:
"Şimdi bize sorabilirsiniz. Bu saatte siz bu kahve köşelerinde ne yapıyorsunuz? İnanın ben torunlarımla beraber yaşıyorum. Onların sofrasına benim hiçbir katkım olmamış. Olmadığı için onlar daha yatarken ben evden çıkıp işte böyle kahve köşelerinde sobanın etrafında arkadaşlarla birlikte oturuyoruz. Çünkü bizde yüz kalmadı. Ben bundan utanıyorum. Onun için biz bu kahve köşelerinde sürünüyoruz. Yani zamanımızı hep böyle yerlerde geçirmeye çalışıyoruz. Çünkü biz artık değil, askıda ekmeğe, biz askıda elbiselere bile muhtaç duruma düşürdü bizi şu anki muktedirlerimiz. Biz artık gidip şey askıda bize uyacak işte ayakkabı, elbise, gömlek arıyoruz. Yani emekli bu duruma getirilmiş. Biz bunu hak etmedik. Biz zamanında 30 sene, 40 sene prim ödedik. Hizmet verdik bu ülkeye. Emekli olup işte bir köşede rahat rahat edeceğiz diye yaptık. Ama bizi geçmiş günlerimizi arayacak duruma düşürdüler. Biz artık evden kaçıyoruz. Torunlarımızdan kaçıyoruz. Torunlarımıza bir katkı sunamıyoruz. Bir elimizi cebimize atıp onlara bir 10 lira bile verecek durumda değiliz."
"Bu 2 bin lira bir öğle yemeği parası bile değil, utanmaları lazım"
TÜİK’in açıkladığı verilerle emeklilere yapılacak zam oranını utanç verici olarak niteleyen Aydeniz, şöyle devam etti:
"Şu andaki açıkladıkları zamma bakın. Utanılacak bir durum. 2 bin lira ya. Biz saat 8.30'tan beri televizyon karşısında zammın açıklamasını bekliyoruz. Emekliye 2 bin lira zam veriyor. Yani bu 2 bin lira bir öğle yemeği parası bile değil. Bundan utanmaları lazım. Bizi yok edecekler, bitirecekler yani bu ülkenin ekonomisini bitirip bizi bir yerlere teslim edecekler. Tek emekliler olarak değil, işçi, memur, dar gerili, esnaf, sanatkar herkes herkesin örgütlenmesi lazım. Örgütlü olacak hakkımızı ancak biz bu şekilde alabiliriz. Yeri geldiği zaman sandıkta cevap vereceğiz. Yeri geldiği zaman sokağa ineceğiz. Bu yoksa başka türlü kimse bize altın tepside bize doğru dürüst yaşam yaşamı sunmazlar."
"Artık yeter, sabrımız kalmadı"
İbrahim Açıkgöz ise açıklanan zam oranını adaletsiz olarak değerlendirerek, "Ben de 10 yıldır emekliyim. Bizi açıkla terbiye ettiler. Bizi sokağa attılar. Sabahları gelip kahve köşelerinde oturmaktan başka bir işimiz gücümüz yok. Ailemize bir katkı sunamıyoruz. Bizi perişan ettiler. Bizimle alay etmesinler. Alsınlar kökümüzü birden kurutsunlar. Çoluk çocuğumuza bir katkı sunamıyoruz. Şu anda elektrik 2 bin lira, doğal gaz 3 bin lira. Bize yaşama şansı sunmadılar. Bizi ayı gibi bir iğne sokacaklar. Bizi bu duruma getirdiler. Beklentimiz yani en az 30 liraydı. Bu kadar adaletsiz bir düzen olmaz. Bizden faydalandılar. Hep bizden aldılar ama bize karşılığını vermediler. Bir an önce bu şeyin düzeninin düşmesi lazım. Artık yeter, sabrımız kalmadı" ifadelerini kullandı.
"TÜİK, bugün yine yaptığını yapacağını, bizi diri diri mezara gömmek istiyorlar"
TÜİK’in açıklamasıyla hayal kırıklığına uğradıklarını keydeden emekli Eşref Bozkurt, şunları kaydetti:
"TÜİK, bugün yine yaptığını yapacağını. Bizleri yine hayal kırıklığına uğrattı. Bizim bu ülkenin kaderini değiştirmemiz gerekirken, onların bizim kaderimizi değiştirmesini bekliyoruz. Bugün Türkiye'de 17 milyon emekli kitlesi var. Bunların eşlerine de saydığınız zaman 34 milyonunu bulan bir emekli kitlesi var. Ama maalesef ne yazık ki halen kahvehane köşelerinde, parklarda bekleyen bir sürü emekli arkadaşlarımız var. Hiçbirinin örgütleme adına hiçbir çabaları yoktur. Bizim tek isteğimiz işte bu emekli kitlesini bir an önce örgütleyip bir çatı altında birleştirmesidir. Türkiye'nin hem kaderini biz kendimiz değiştirebiliriz. Bugün, TÜİK bizim kaderimizi nasıl belirleyecek, nasıl bir şey yapacak? Sabahtan beri televizyonun karşısında oturup izliyoruz. Maalesef hayal kırıklığına uğradık. Artık bu saatten sonra bizim yaşama şansımız da yok. Bizi diri diri mezara gömmek istiyorlar."
"Tabii ki beklenen oldu, hayal kırıklığına uğramadık"
"Dört gözle haberlere bakıyorduk" diyen emekli Erol Peçenek, şöyle konuştu:
"Tabii ki beklenen oldu, hayal kırıklığına uğramadık. Bu enflasyon olayı da Türkiye'nin açıklaması tamamen gerçek dışı hayale dayalı. Şu an açıklanan yıllık enflasyon oranı Türkiye genelinde yıllık anlamda yaklaşık yüzde 31 oranında. Ama sahadaki enflasyon kesinlikle yüzde 80'lerin altında. Yapılacak zamlarla bunun verilecek paranın kat kat üzerinde olduğunu zaten görmüş olacağız. Yani daha zam açıklanmadan onu fazlasıyla elimizden almış oluyorlar. Şu anki rakam 16 bin 881'di. Şimdi açıklanan rakamla 18 bin 500 civarında olacak. Ev kiralarına bile yetmeyecek. Bu paralarla geçinmek mümkün değil. Zaten haberler de son dönemde yansıdı. Emeklilerimiz artık tek bir yerde kalamıyorlar. Ancak 4-5 emekli bir araya gelip emekliler evi gibi ortamlarda yaşamaya çalışıyorlar. Ankara'da gördük otellerde sürünüyorlar. Yani suyu ve banyosu olmayan yerlerde sürünmeye çalışıyorlar. Hatta birçok emekli de artık büyük kentlerde metrolara binip yollarda veyahut da hastane odalarında günlerini geçirmeye çalışıyorlar. Bu haksızlığın önüne geçilmesi için emeklilerin tüm emeklilerin bir araya gelip örgütlenmesi bu haksızlığa son vermesi gerekiyor. Bizim talep anlamında istediğimiz oransal zamlar değil tamamen milli gelir üzerinden kişi başına düşen paranın verilmesidir” şeklinde konuştu.

