İstanbul’un kültür ve sanat merkezlerinden Beyoğlu, eylül ayından itibaren farklı dönemlere ve sanat pratiklerine odaklanan sergilere ev sahipliği yapıyor.
İstanbul’un kültür ve sanat merkezlerinden Beyoğlu, eylül ayından itibaren farklı dönemlere ve sanat pratiklerine odaklanan sergilere ev sahipliği yapıyor. Müzeler, galeriler ve bağımsız sanat alanlarında açılacak sergiler arasında Özer Kabaş, Fatoş İrwen, Gülsün Karamustafa, Frank Bowling ve Zeki Demirkubuz’un çalışmalarının yer aldığı seçkiler öne çıkıyor.
Zeki Demirkubuz’un fotoğrafları Art On İstanbul’da
Art On İstanbul’da Zeki Demirkubuz’un “Hayatta ve Fotoğrafta En İyi Pozu Yalnızlar Verir” başlıklı fotoğraf sergisi 9 Eylül’de açıldı.
Baksı Müzesi ve Art On işbirliğiyle gerçekleştirilen sergide, Demirkubuz’un Avrupa, Amerika ve Asya’nın farklı kentlerinde çektiği fotoğraflardan bir seçki yer alıyor.
Sergi, gündelik hayatın anlarına, insan ve mekân ilişkisine, yalnızlık, ışık ve zamana odaklanıyor.
Fotoğraflarda Demirkubuz’un sinemasındaki gözlemci yaklaşımın izleri görülürken, önceden kurgulanmış bir anlatı yerine karşılaşmanın doğallığı öne çıkıyor.
Sergi 30 Ekim’e kadar açık.
Fatoş İrwen’den “Rû Bi Rû”
Zilberman İstanbul, Fatoş İrwen’in “Rû Bi Rû” başlıklı kişisel sergisini 15 Eylül’de açıyor.
Sergi, sanatçının iktidar temsilleri, devlet politikaları, gelenek ve inanç sistemleri karşısında bireyin özgürlük mücadelesine odaklanıyor.
Zilberman’ın açıklamasında, “Rû Bi Rû”nun yüzleşmeyi yalnızca hatırlamakla sınırlı görmediği, inkâr edilmiş olanla yüz yüze gelmeyi ve onun bakışına maruz kalmayı gerektirdiği belirtiliyor.
Sergide, bastırılmış, görünmez kılınmış ve sözlü aktarım yoluyla bugüne ulaşmış gerçeklikler sanatçının pratiği üzerinden ele alınıyor.
Sergi 21 Kasım’a kadar açık olacak.
Salt Beyoğlu’nda Özer Kabaş
Salt Beyoğlu, sanatçı, eğitimci ve yazar Özer Kabaş’ın 1960’lardan 1990’lara uzanan üretimine odaklanan “Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları” sergisini 16 Eylül’de açıyor.
Sergi, Kabaş’ın resim, özgün baskı, takı tasarımı, tiyatro ve sinema alanlarındaki çalışmalarını arşiv belgeleriyle birlikte ele alıyor. Salt’ın açıklamasına göre sergi, sanatçının Robert Kolej’deki öğrencilik yıllarından Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki akademisyenlik dönemine uzanan üretim sürecine bakıyor.
Kabaş’ın farklı disiplinlere olan ilgisi ve sanat eğitimine yaklaşımı da serginin odak noktaları arasında bulunuyor.
Sergi 14 Mart 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.
Galerist’in 25. yılı
Galerist, 25. kuruluş yılını “Gönül İşi” sergisiyle kutluyor. 16 Eylül’de açılacak sergide galerinin kuruluşundan bugüne programında yer alan yaklaşık 50 sanatçının eserleri bir araya getiriliyor.
Galerist, serginin sanatçılarla kurulan uzun süreli ilişkiler, düşünsel alışveriş ve süreklilik üzerinden galerinin 25 yıllık hikâyesini ele aldığını belirtiyor.
2001 yılında kurulan Galerist’in yaklaşık 200 sergiye ev sahipliği yaptığı ve farklı kuşaklardan sanatçıların üretimlerine alan açtığı ifade ediliyor.
“Gönül İşi”, 7 Kasım’a kadar görülebilecek.
Gülsün Karamustafa’nın resim pratiğine dönüş
BüroSarıgedik, Gülsün Karamustafa’nın “Resim Sergisi” adlı kişisel sergisini 18 Eylül’de ziyaretçiye açacak.
Sergi, sanatçının 1978’de Taksim Sanat Galerisi’nde açtığı kişisel sergiden bugüne uzanan resim pratiğine odaklanıyor. Tuval üzerine akrilik çalışmalar, desenler ve kâğıt üzerine karışık teknik eserler seçkide yer alıyor.
Karamustafa’nın üretiminde göç ve yerinden edilme, toplumsal cinsiyet, kimlik ve kültürel bellek gibi konular öne çıkıyor.
Sanatçı, resimle ilişkisini şöyle anlatıyor:
“Ben ressamım. Ne zaman başım derde düşse resme sığındım. Bir an geldi, yapmak istediklerim resmin sınırlarını zorladı ve dışına taşmaya başladı. O zaman güncel sanatın verdiği özgürlükleri sonuna kadar kullanıp kendimi istediğim gibi ifade etmekten kaçınmadım öte yandan resimden hiç vazgeçmedim. O benim temel özgürlüğümdü. Hep bir ressam gibi düşünerek yola çıktığımı fark ediyorum.”
“Resim Sergisi” 28 Ekim’e kadar görülebilecek.
rast. GALLERY’de “ÜÇGEN”
rast. GALLERY, 19 Eylül’de “ÜÇGEN” sergisinin ikinci edisyonunu açacak.
Proje, bağımsız sanatçı, küratör ve koleksiyonerleri bir araya getiren bir işbirliği modeli üzerine kuruluyor. 2026 edisyonunda sanatçılar Furkan Öztekin, Merve Mepa ve Şule Nur Alev yer alıyor.
Projenin kavramsal çerçevesini oluşturan ve yürütücülüğünü üstlenen Derya Yücel, sanatçı, küratör ve koleksiyonerler arasında “sürdürülebilir bir diyaloğun ve üretime dayalı bir işbirliği modelinin” kurulmasını hedefliyor.
“ÜÇGEN”, 15 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.
Yapı Kredi’de Koç Topluluğu’nun yüzyılı
Yapı Kredi Kültür Sanat’taki “Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat” sergisi 29 Kasım’a kadar devam ediyor.
Koç Topluluğu’nun 100. yılı kapsamında hazırlanan sergi, 1920’lerden günümüze uzanan dönemi sanat eserleri, objeler, fotoğraflar ve arşiv belgeleri üzerinden ele alıyor.
Sergide topluluğun kültür ve sanat alanındaki çalışmaları da tarihsel süreç içinde inceleniyor.
Pera Müzesi’nde üç farklı sergi
Pera Müzesi, 29 Eylül’den itibaren iki yeni sergiye ev sahipliği yapacak.
“Cumhuriyetin Kamera Arkası”, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün 20. yılı kapsamında hazırlanıyor. Sergide, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndaki Basın Fotoğrafları Arşivi’nden seçilen ve 1920’lerden 1950’lerin başlarına uzanan fotoğraflar yer alıyor.
Küratörlüğünü İdil Çetin ve Ahmet Ersoy’un üstlendiği sergi, erken Cumhuriyet döneminin gündelik hayatına ve basın fotoğrafçılığının görünmeyen yönlerine odaklanıyor. Seçki, 90 bini aşkın fotoğrafın bulunduğu arşivden oluşturuldu.
Pera Müzesi aynı tarihte Frank Bowling’in “Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle” başlıklı sergisini de açacak. Alistair Hicks’in küratörlüğündeki sergide Bowling’in 60 yılı aşan üretimi, Francis Bacon ve Victor Willing’in eserleriyle birlikte ele alınıyor.
Pera Müzesi’nin koleksiyonunda yer alan Osman Hamdi Bey eserleri de ziyaret edilebiliyor. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu kapsamında sanatçının “Kaplumbağa Terbiyecisi” ve “İki Müzisyen Kız” gibi eserleri sergileniyor.
Osman Hamdi Bey’in ressamlığının yanı sıra arkeolog, müzeci ve eğitimci kimlikleri de koleksiyon sunumunun önemli unsurları arasında yer alıyor.
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin kalıcı sergisi “Türk Resmini İzlemek”, 19. yüzyılın sonlarından günümüze Türkiye’de resim ve heykel sanatının gelişimini kronolojik, tematik ve kavramsal bir yaklaşımla ele alıyor.
Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun küratörlüğündeki sergide Osman Hamdi Bey, Şeker Ahmed Paşa, Hoca Ali Rıza ve Mihri Hanım gibi sanatçıların yanı sıra 1914 Kuşağı, Cumhuriyet dönemi sanatçıları ve 20. yüzyılın ikinci yarısından günümüze uzanan farklı kuşaklardan sanatçıların eserleri bulunuyor.
“Deniz Coşkusu”, “Anadolu Esinlenmeleri”, “İstanbul’un Resmi”, “Kadın Portreleri” ve “Yaşantının Getirdikleri” gibi tematik bölümler, farklı dönemlere ait eserleri ortak başlıklar altında bir araya getiriyor.
Görsel: Özer Kabaş, Kırlangıç Fırtınası Başladı, 1997 — Salt Araştırma, Özer Kabaş Arşivi

