Aliyev: Türkiye ve Azerbaycan kadar birbirini destekleyen iki ülke bulmak zor

Aliyev: Türkiye ve Azerbaycan kadar birbirini destekleyen iki ülke bulmak zor

paylaş :

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin siyasi, ekonomik, askerî ve toplumsal alanlarda dünyada benzeri bulunmayan bir iş birliği örneği olduğunu söyledi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin kardeşlikten müttefiklik düzeyine ulaştığını belirterek, “Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine baktığımızda bu kadar birbirini destekleyen iki ülke bulmak zordur” dedi. Azerbaycan’ın kültür başkenti Şuşa’da düzenlenen 4. Şuşa Küresel Medya Forumu, “Barışın Teşvikinde Medyanın Misyonu: Gerçeğin Yeniden Tesisi ve Güvenin Yeniden İnşası” temasıyla gerçekleştirildi. Foruma 53 ülkeden yaklaşık 160 gazeteci katıldı. Anka'dan Serdar Ünsal'ın haberine göre, Aliyev, yaklaşık üç saat süren programda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, Zengezur Koridoru, Avrupa kurumlarıyla ilişkiler, Azerbaycan-Ermenistan barış süreci ve Rusya-Ukrayna savaşı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Türkiye ve Azerbaycan dünyanın en yakın iki ülkesidir”

Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin dünyada benzeri bulunmayan bir kardeşlik ve ittifak örneği olduğunu savunarak, şunları söyledi: “Türkiye ve Azerbaycan dünyadaki tüm ülkeler arasında birbirine en yakın iki ülkedir. Siyasi, ekonomik, enerji, ulaştırma ve halklar arasındaki ilişkilere baktığınızda bu kadar birbirini destekleyen başka iki ülke bulmak zordur. Bu, halklarımız ve devletlerimiz için büyük bir kazanımdır. Birlikte daha güçlüyüz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beş yıl önce Şuşa Beyannamesi’ni imzaladıklarını hatırlatan Aliyev, belgeyle iki ülke arasındaki ilişkilerin müttefiklik düzeyine taşındığını söyledi.

Aliyev, “Biz sadece kardeş ve dost değiliz, aynı zamanda müttefikiz. Taraflardan birinin başına kötü bir olay gelirse diğeri, askerî gücü dahil tüm imkânlarıyla kardeşinin yanında olacaktır” dedi.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dayanışmanın bölgesel barış ve istikrar açısından örnek oluşturduğunu belirten Aliyev, “Komşular da Türkiye ile Azerbaycan’ın davrandığı gibi davranmalıdır” ifadelerini kullandı.

Avrupa kurumlarına çifte standart eleştirisi

Aliyev, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ve Avrupa Parlamentosu’nun Azerbaycan’a karşı çifte standart uyguladığını savundu. Avrupa Parlamentosu’nun Azerbaycan aleyhine çok sayıda karar aldığını söyleyen Aliyev, “Büyük hata yaptılar. Geri adım atmalı ve yanlışlarını kabul etmelidirler” dedi. Azerbaycan’ın Avrupa Konseyi’nden tamamen ayrılma seçeneğini ciddi biçimde değerlendirdiğini belirten Aliyev, ülkesine yönelik önyargılı olarak nitelendirdiği yaklaşımın kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Zengezur Koridoru mutlaka açılmalı”

Bölgesel ulaşım projelerinin önemine değinen Aliyev, Azerbaycan ile Nahçıvan arasında kesintisiz bağlantı sağlaması planlanan Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Aliyev, koridorun yalnızca Azerbaycan açısından değil, bölgenin ekonomik kalkınması bakımından da stratejik önem taşıdığını ifade etti.

Azerbaycan-Ermenistan barış sürecine de değinen Aliyev, ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakere sürecine önemli katkı sunduğunu söyledi. Trump yönetiminin Azerbaycan’ın güvenlik kaygılarını doğru anladığını belirten Aliyev, oluşturulan diplomatik zeminin barış görüşmelerine katkı sağladığını ifade etti.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne destek

Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin soruları da yanıtlayan Aliyev, Azerbaycan’ın tutumunda değişiklik olmadığını belirterek, “Biz her zaman Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekledik, destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Aliyev, Azerbaycan’ın geleceğinin genç nesillerin omuzlarında yükseleceğini söyledi. Azerbaycan halkının birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Aliyev, şunları kaydetti: “Öncelikle kendimize güvenmeliyiz. Birlik içinde olmalıyız. Toprak bütünlüğümüzü korumalıyız. İkinci Karabağ Zaferi’nden sonra her türlü tehdide karşı gerekli tedbirleri aldık. Ancak dünya değişiyor, yeni tehditler ortaya çıkıyor. Bizi istemeyen çevreler hiçbir zaman boş durmayacaktır. Bu nedenle tedbirli olmalı, güçlü olmalı ve birlik içerisinde hareket etmeliyiz.”