BM Güvenlik Konseyi'nin 2 yıllık 5 yeni geçici üyeliği için BM Genel Kurulu’nda kapalı oylama usulü seçim yapıldı. Batı Avrupa ve Diğer grup kategorisindeki iki geçici üyeliği Avusturya, Almanya ve Portekiz arasından 134 oy alan Portekiz ile 131 oy alan Avusturya kazandı. Almanya ise 105'da kaldı.
Almanya, BM Güvenlik Konseyi'nin 2027-2028 dönemi geçici üyelik seçimlerinde yeterli oyu alamadı. Uzmanlar ve muhalefet, son yıllarda izlenen dış politika nedeniyle Berlin'in özellikle İslam dünyası ve Küresel Güney ülkeleri nezdinde yaşadığı itibar kaybının sonuca yansıdığını savundu.
BM Güvenlik Konseyi'nin 2 yıllık 5 yeni geçici üyeliği için BM Genel Kurulu’nda kapalı oylama usulü seçim yapıldı. Batı Avrupa ve Diğer grup kategorisindeki iki geçici üyeliği Avusturya, Almanya ve Portekiz arasından 134 oy alan Portekiz ile 131 oy alan Avusturya kazandı. Almanya ise 105'da kaldı.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, yenilgiyi "geç başvuru yapılmasına" bağladı. Muhalefet, medya ve uzmanlardan ise durumu eleştirdi. Özellikle İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına koşulsuz destek, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD tarafından kaçırılmasına sessiz kalınması ve İran'a yönelik saldırıların onaylanması Almanya’nın neden seçilemediğine ilişkin gerekçeler arasında öne çıktı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan dış politika uzmanları, Almanya'nın özellikle İslam dünyası ve Küresel Güney ülkeleri nezdinde yaşadığı itibar kaybının oylama sonuçlarına yansıdığını ifade etti. Uzmanlara göre, son yıllarda insan hakları, uluslararası hukuk ve çok taraflı diplomasi konularında çifte standart uyguladığı yönündeki eleştiriler, Berlin'in uluslararası destek bulmasını zorlaştırdı.
Yeşiller Partisi ve Sol Parti'den siyasetçiler de hükümetin dış politika çizgisini eleştirdi.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu da yaptığı değerlendirmede, Almanya'nın onlarca yıldır savunduğu çok taraflılık anlayışının artık sorgulanması gerektiğini belirterek, dış politikada kapsamlı bir muhasebe yapılması çağrısında bulundu.
Alman basınında da sonuçlar geniş yer buldu. Spiegel dergisinin New York muhabiri Christoph Schult, yenilgiyi "Kibir ve prensipsizliğin faturası" sözleriyle değerlendirdi.

