Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi zaferle sonuçlandı: İşçilerin tüm alacakları hesaplarına yatırıldı
Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi zaferle sonuçlandı: İşçilerin tüm alacakları hesaplarına yatırıldı

Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi zaferle sonuçlandı: İşçilerin tüm alacakları hesaplarına yatırıldı

paylaş :

15 Temmuz’dan sonra ilk kez bütün siyasi partileri bir arada gördüm

Bağımsız Maden-İş Sendikası, hakları için direnen Doruk Madencilik işçilerinin tazminat, TİS farkı ve ücretsiz izin ücretleri dâhil tüm alacaklarının hesaplarına yatırıldığını açıkladı. Sendika, Edirne’de eylemlerini sürdüren Özşen Madencilik işçilerine destek olmak için Ankara’dan Edirne’ye geçeceklerini de duyurdu.

Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerine, başlattıkları eylemlerin ardından Çalışma, İçişleri ve Enerji bakanlıklarının garantörlüğünde ödeme taahhüdü verilmişti. Ancak taahhüt edilen ödemeler yapılmayınca işçiler yeniden eyleme başladı. Eylemlerini sürdüren maden işçilerinin tüm hak ve alacakları hesaplarına yatırıldı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, kazanımı duyurduğu konuşmasında şunları söyledi:

“Türkiye'deki işçi sınıfı, Türkiye'deki siyasi partiler, Türkiye'deki bütün halkımız bu işçilere destek verdi. Ama 15'inde bir söz verilmişti. 15'inde bu arkadaşlarımızın hesaplarına hiçbir ödeme yatmamıştı. Yatan para sadece geriye dönük maaşlarıydı. İşveren, ‘Bizim işçilere borcumuz yok, borç bitti’ dedi. Ama biz, işçilerin kıdem tazminatı olduğunu, özlük hakları olduğunu, bir sürü hakları bulunduğunu söyledik. Tekrar 1 Haziran’da buraya geldik. İşçilerimizle, işçi kardeşlerimizle yine beraber olduk.

“15 Temmuz’dan sonra ilk kez bütün siyasi partileri bir arada gördüm”

Şu an geldiğimiz noktada, siyasi partilerin ve muhalefet partilerinin bugün ziyarete gelmesi gerçekten beni onurlandırdı, gururlandırdı. Genel olarak değil, kendi adıma gerçekten onur duydum, gurur duydum. Çünkü ben 15 Temmuz’da bütün siyasi partilerin bir araya geldiğini görmüştüm. Bir daha hiçbir siyasi partinin bir arada açıklama yaptığını görmemiştim. Söyleyecek başka bir cümle bulamıyorum. Demek ki bu işçileri benimsemişler. Bu işçilerin de bu ülkenin vatandaşı olduğunu görmüşler. Bugün bu işçilere destek verdiler. Gerçekten sendika adına, işçiler adına sonsuz teşekkür ediyorum.

“Edirne’ye gideceğim”

Türkiye'deki 86 milyonun bu işçilerin yanında olduğunu gördük. Siyasi partilerin bu işçilerin yanında olduğunu gördük. Biz de bu işçilerin haklarını aldığını gördük, mutlu olduk, çok sevindik. Bu zamana kadar hiçbir işçimizi mağdur etmedik. Belki bir aydır, belki bir buçuk aydır çok çile çektik, çok badire atlattık. Çok tehdit edildik ama bugün işçi kardeşlerimizin yüzü gülüyor. Biz de bunun için mutluyuz. Kendi adıma mutluyum.

Ben şimdi buradan ayrıldıktan sonra yarın Edirne’ye gideceğim. Oradaki işçi arkadaşlarımızın, mağdur arkadaşlarımızın sesine ses olmaya, yüreklerine yürek olmaya, gönüllerine gönül olmaya gideceğiz. Biz her zaman mücadelenin içindeyiz. Her zaman da mücadele edeceğiz. Bu işçi sınıfına bir adım attırabildiysek, haklarını öğretebildiysek, kendilerinin kim olduğunu gösterebildiysek ne mutlu bize. Teşekkür ederim. Bütün işçi sınıfını ve bize destek veren Türkiye halkını saygı ve sevgiyle selamlıyorum."

Öte yandan sendika, yaptığı açıklamada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile şirket arasında sonraki süreci denetleyecek resmî bir takip mekanizmasının tanımlandığını da duyurdu.