Gayrettepe yangın faciasının 14'üncü duruşması öncesi açıklama: Bu bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik hukuki bir kılıftır
Gayrettepe yangın faciasının 14'üncü duruşması öncesi açıklama: Bu bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik hukuki bir kılıftır

Gayrettepe yangın faciasının 14'üncü duruşması öncesi açıklama: Bu bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik hukuki bir kılıftır

paylaş :

SORUMLULUĞU SADECE İŞLETMECİLERE YÜKLEYİP ASIL DENETİM MEKANİZMALARINI AKLAMAYA ÇALIŞAN BU RAPORU KABUL ETMİYORUZ

Gayrettepe’deki bir gece kulübünde 29 işçinin hayatını kaybettiği yangın faciasıyla ilgili davanın 14’üncü duruşması bugün yapılıyor. Dava öncesi açıklama yapan aileler, son bilirkişi raporuna tepki göstererek, “Bu bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik hukuki bir kılıftır. Biz bu kılıfı yırtıp atacağız. 29 canımızın hesabı sorulana, tüm sorumlular yargı önüne çıkana kadar adalet arayışımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

2 Nisan 2024’te Gayrettepe’de 29 işçinin yaşamını yitirdiği gece kulübündeki yangın faciasına ilişkin davanın 14’üncü duruşması bugün Çağlayan Adliyesi’nde görülüyor. Dava öncesi faciada yaşamını yitiren işçilerin aileleri adliye önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.

Ailelere, Sakarya’nın Hendek ilçesinde havai fişek patlaması sonucu hayatını kaybedenlerin aileleri, Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki bir kozmetik üretim tesisinde çıkan yangında hayatını kaybedenlerin aileleri ve CHP Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan da destek verdi.

“İhmal değil, olası kasıt, Gayrettepe katliamı için adalet” yazılı pankart açan aileler, “Kaza kader değil, bu bir katliam” sloganları attı. Basın açıklaması öncesi gece kulübü faciasında hayatını kaybeden işçilerin isimleri tek tek okunarak ‘burada’ denildi.

Açıklamayı hayatını kaybeden işçilerden Şivan Dolu'nun ablası Zülfiye Dolu okudu.

"ADALET BAKANLIĞI ‘ADALETİ’ SAĞLAYAMIYORSA, SEVDİKLERİMİZİ BİZE GERİ VERSİN!” 

29 canın çığlığını haykırmak için toplandıklarını ifade eden Zülfiye Dolu, iki yıldır adalet mücadelesi verdiklerini hatırlatarak, “Adalet Bakanlığı ‘adaleti’ sağlayamıyorsa, sevdiklerimizi bize geri versin!” dedi.

"SORUMLULUĞU SADECE İŞLETMECİLERE YÜKLEYİP ASIL DENETİM MEKANİZMALARINI AKLAMAYA ÇALIŞAN BU RAPORU KABUL ETMİYORUZ"

Dosyaya sunulan son bilirkişi raporuna da tepki gösteren Dolu, “Son bilir kişi raporu gerçeği örtme ve aklama çabasıdır. 29 canımızın hayatını kaybettiği bu iş cinayetini ‘basit bir kaza’ gibi göstermeye çalışarak aklımızla ve acımızla dalga geçmektedirler. Sorumluluğu sadece işletmecilere yükleyip asıl denetim mekanizmalarını aklamaya çalışan bu raporu kabul etmiyoruz.” diye konuştu.

Dolu, bilirkişi raporunun altında imzası bulunan isimlerden birinin 20 yıl boyunca Bahçelievler Belediyesi'nde Yapı Denetim ve Ruhsat Müdürü olarak görev yapmış, emekli bir bürokrat olduğunu ve bu kişinin yapı denetim ve ruhsat ihmallerini tarafsız inceleyemeyeceğini savundu.

"İDARENİN ‘BİLGİM YOKTU’ SAVUNMASI KABUL EDİLEMEZ"

Bilirkişi raporunda 29 kişinin can vermesine neden olan tadilat çalışmasında, ‘basit tadilat’ olarak geçiştirilmesine de tepki gösteren Dolu, “16 katlı binanın bodrum katında; onlarca sanayi tipi oksijen tüpünün, kaynak makinelerinin ve tonlarca yanıcı izolasyon malzemesinin denetimsizce bir arada bulunduğu, çıkış kapılarının kilitlendiği bir ortama ‘basit tadilat’ demek, vicdanın körelmesidir. 2006'dan beri 7 kez el değiştiren bir işletmenin, tek bir güncel itfaiye raporu olmadan çalışmasına göz yuman kamu görevlilerinden sonuna kadar hesap soracağız. İdarenin ‘bilgim yoktu’ savunması kabul edilemez.” dedi.

"BU BİLİRKİŞİ RAPORU, GERÇEK SUÇLULARI KORUMAYA YÖNELİK HUKUKİ BİR KILIFTIR"

“Bizim için bu davanın rengi, partisi veya belediyesi yoktur. Bizim için sadece sevdiklerimizi bizden alan ‘sorumlular’ ve ‘ihmaller’ vardır” diyen Dolu şöyle devam etti:

"Hiçbir ölüm; ölenin banka hesabıyla, unvanıyla veya sosyal statüsüyle ölçülemez. Dökülen yaşın, yaşanan acının rengi birdir. Bizler, 'İşçinin fıtratında ölüm vardır' anlayışını reddediyoruz! Bu bilirkişi raporu, gerçek suçluları korumaya yönelik hukuki bir kılıftır. Biz bu kılıfı yırtıp atacağız. 29 canımızın hesabı sorulana, tüm sorumlular yargı önüne çıkana kadar adalet arayışımıza kararlılıkla devam edeceğiz”