ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping görüşmesinde İran’ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve enerji akışının sürdürülebilirliği başlıkları öne çıktı. Tarafların bölgesel güvenlik konularında ortak tutum geliştirdiği ve ekonomik iş birliğini artırma konusunda uzlaştığı bildirildi.
Batı medyasına konuşan bir Beyaz Saray yetkilisine göre, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleştirilen görüşme iyi geçti ve iki lider, ekonomik iş birliğini artırma yollarını ele aldı. Taraflar, Amerikan şirketlerinin Çin pazarına erişiminin genişletilmesi ve Çin yatırımlarının ABD’ye yönlendirilmesi konularını değerlendirdi.
Ayrıca Çin’in daha fazla ABD menşeli tarım ürünü satın alması ve iki ülke arasındaki ticari akışın dengelenmesi başlıkları da gündeme geldi.
FENTANİL VE ENERJİ GÜVENLİĞİ VURGUSU
Görüşmede, ABD’ye fentanil öncül maddelerinin akışının durdurulması yönünde kaydedilen ilerlemenin sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Tarafların bu konuda iş birliğini devam ettirme konusunda mutabık kaldığı ifade edildi.
Bunun yanı sıra, Hürmüz Boğazı’nın enerji akışı açısından açık tutulması gerektiği konusunda ortak görüşe varıldığı bildirildi.
İRAN VE NÜKLEER SİLAH MESAJI
İki liderin, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda ortak tutum sergilediği aktarıldı. Bu başlığın, bölgesel güvenlik gündeminin önemli maddeleri arasında yer aldığı belirtildi.
TAYVAN KONUSU AÇIKLAMADA YER ALMADI
Beyaz Saray’ın görüşmeye ilişkin açıklamasında Tayvan konusuna yer verilmemesi dikkati çekti. Daha önceki temaslarda sıkça gündeme gelen Tayvan başlığı bu kez resmi açıklamada yer almadı.
2026 İÇİN ZİRVE TAKVİMİ SİNYALİ
ABD ve Çin liderlerinin 2026 yılında en az iki kez daha bir araya gelebileceği değerlendiriliyor. Kasım ayında Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Gayriresmi Liderler Toplantısı ve aralık ayında Miami’de yapılacak G20 Zirvesi, olası buluşma takviminin merkezinde yer alıyor.
ABD medyasında yer alan haberlerde, ABD Başkanının bir yıl içinde Çin’e iki kez ziyaret gerçekleştirmesi ihtimali, diplomatik açıdan dikkati çeken bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

