Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında, İzmir'de düzenlenen mitingde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında, İzmir'de düzenlenen mitingde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, 31 Temmuz 2026'da TİP tarafından İzmir'de düzenlenen mitingde Kadıgil'in konuşmasında yer alan ifadelerin incelemeye alındığı belirtildi.
Açıklamada, söz konusu ifadeler nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" ve 310/2. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına tehdit" suçları kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re'sen soruşturma başlatıldığı bildirildi.
TİP'ten soruşturmaya tepki
Türkiye İşçi Partisi, Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında, "Cumhurbaşkanına hakaretten" başlatılan soruşturmaya tepki göstererek, "Ülkedeki adaletsizliklerle ilgilenmek yerine bir milletvekili hakkında pazar akşamı soruşturma başlatan ve bunu da sosyal medyadan duyuran Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sözümüz, sosyal medyada 'cadı avı' yapmak yerine haksızlık ve hukuksuzluklarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmeleridir" açıklamasını yaptı.
Türkiye İşçi Partisi, Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "tehdit" suçlamalarıyla başlatılan soruşturmaya tepki gösterdi.
Partiden yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Parti Sözcümüz ve İstanbul Milletvekilimiz Sera Kadıgil hakkında İzmir'de katıldığı bir etkinlikteki konuşmasıyla ilgili cumhurbaşkanına hakaret ve tehdit suçlamalarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığı sosyal medyadan duyurulmuştur. Cumhurbaşkanı hakkında konuşmayı ve eleştirmeyi suç haline getiren, her söz söyleyene soruşturma başlatan yargı mekanizması, düşünce ve ifade özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmıştır.
Milletvekillerinin dahi siyaset yapmasını ve söz kurmasını yasak hale getirme çabası bugünkü rejimin ana karakteridir. Siyasi iktidarın 'ya bizden olursun ya da yargılanırsın' anlayışı, toplumsal rıza üretemedikçe yargı sopasıyla halkı sindirme çabasıdır. Ülkedeki adaletsizliklerle ilgilenmek yerine bir milletvekili hakkında pazar akşamı soruşturma başlatan ve bunu da sosyal medyadan duyuran Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sözümüz ise sosyal medyada 'cadı avı' yapmak yerine haksızlık ve hukuksuzluklarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmeleridir."

