Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan ile komedyen Deniz Göktaş’ı ziyaret etti. Görüşmelerde savunma hakkı, tutuklama tedbirinin ölçülülüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile gözaltı sürecinde yaşandığı belirtilen hak ihlalleri ele alındı.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan ve komedyen Deniz Göktaş ile ayrı ayrı görüştü.
TBB’den yapılan açıklamaya göre Sağkan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklanan avukat Mehmet Pehlivan ile yaptığı görüşmede, Pehlivan’a yöneltilen suçlamaların avukatlık faaliyetleriyle bağlantısı ve bu iddiaların savunma hakkı üzerindeki olası etkileri değerlendirildi.
Açıklamada, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve kovuşturmalara konu edilmesinin yalnızca ilgili avukat açısından değil, savunma makamının bağımsızlığı ve yurttaşların adil yargılanma hakkı bakımından da sonuçlar doğurduğu belirtildi.
TBB’nin, soruşturmanın başlangıcından bu yana avukatlık mesleğinin icrasından kaynaklandığı belirtilen hukuki tartışmaları yakından takip ettiği kaydedilen açıklamada, sürecin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, savunma hakkı ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığı çerçevesinde değerlendirildiği ifade edildi.
Savunma makamının bağımsızlığına vurgu
Birlik, savunma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesinin bağımsız ve güvenceli bir savunma makamının varlığıyla mümkün olduğunu belirtti.
Açıklamada, avukatların mesleki faaliyetlerini herhangi bir baskı veya müdahale altında kalmadan yürütebilmesinin hukuk devletinin temel koşullarından biri olduğu vurgulandı.
TBB’nin, avukatlık mesleğinin güvencelerinin korunması, savunmanın bağımsızlığına zarar verebilecek uygulamaların önlenmesi ve hukuk devleti ilkelerinin eksiksiz hayata geçirilmesi için ilgili makamlar nezdindeki çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.
Sağkan, aynı ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş’ı da ziyaret etti.
Görüşmede, Göktaş hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülülüğü, gözaltı sürecinde yaşandığı belirtilen uygulamalar ve bu uygulamaların temel haklar bakımından doğurabileceği sonuçlar ele alındı.
TBB açıklamasında, Göktaş’ın gözaltına alınmasının ardından tutuklama tedbirinin hukuki niteliği ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına ilişkin iddiaların ilk günden itibaren takip edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve tutuklamanın bir cezalandırma aracına dönüştürülmemesi ilkesi bakımından süreçteki hukuki tartışmaların değerlendirildiği kaydedildi.
“Tutuklama istisnai bir tedbir olmalıdır”
TBB, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğunu, yargılama başlamadan kişilerin suçlu gibi gösterilmesine yol açabilecek uygulamalardan kaçınılması gerektiğini bildirdi.
Lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının hukuk devletinin temel güvenceleri arasında bulunduğu belirtilen açıklamada, soruşturma ve yargılama süreçlerinin evrensel hukuk ilkelerine uygun şekilde yürütülmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
Birlik, temel hak ve özgürlüklere ilişkin değerlendirmelerini kamuoyu ve ilgili makamlarla paylaşmayı sürdüreceğini, tespit edilen hukuka aykırılıklar karşısında gerekli hukuki girişimlerde bulunacağını belirtti.
“Ters kelepçe açık bir hukuka aykırılık”
Ziyaretlerin ardından cezaevi önünde açıklama yapan Sağkan, Deniz Göktaş’ın gözaltına alınması sırasında ters kelepçe uygulanmasına ve bu anlara ait görüntülerin basına yansımasına tepki gösterdi. Sağkan, “Deniz Göktaş’ın ters kelepçeyle ve bu görüntülerinin basına sızdırılması yoluyla lekelenmeme hakkının ihlal edilmesi çok açık bir hukuka aykırılıktır ve ilgililerin cezai ve idari sorumluluğunu gerektirmektedir” dedi. Ters kelepçe uygulamasının ancak somut ve zorunlu koşulların varlığı halinde gündeme gelebileceğini belirten Sağkan, söz konusu görüntülerin kamuoyuna servis edilmesinin de masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sağkan, gözaltındaki kişilerin kamuoyu önünde suçlu gibi gösterilmesine yol açabilecek uygulamaların hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını söyledi.
“Bugün buna karşı çıkmamak, yarın herkesin bu muameleye tabi tutulmasının önünü açmaktadır” diyen Sağkan, hak ihlali iddialarının yalnızca ilgili kişiler açısından değil, toplumun tamamının hukuki güvenliği bakımından önem taşıdığını belirtti.
TBB hukuki başvuruda bulunacak
Sağkan, Göktaş’ın gözaltı sürecinde yaşandığı belirtilen hukuka aykırılıkların ve devam eden yargı sürecinin TBB tarafından yakından izleneceğini kaydetti.
Söz konusu uygulamalara ilişkin gerekli cezai ve idari başvuruların bizzat TBB tarafından yapılacağını açıklayan Sağkan, Birliğin hem savunma hakkının korunması hem de temel haklara aykırı uygulamaların önlenmesi amacıyla sürecin takipçisi olacağını söyledi.
TBB açıklamasında, Pehlivan ve Göktaş hakkındaki yargı süreçlerinin hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi ve kişi özgürlüğü ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Birlik, yargı mercilerinin ve idari makamların temel hakların korunmasına ilişkin anayasal ve uluslararası yükümlülükleri gözetmesi gerektiğini belirterek, hukuka aykırılık iddialarına karşı mesleki ve hukuki çalışmalarını sürdüreceğini de ifade etti.

