Duruşma salonundaki gelişmeler ve soruşturma
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının 64. gününde, Cumhuriyet Halk Partisi'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu savunmasını yapamadan salondan çıkarıldı ve duruşmadaki sözleri nedeniyle hakkında kamu görevlisini tehdit iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Dün görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da yer aldığı 59'u tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın ilk celsesi, yargılama sürecindeki tartışmalar ve Belediye Başkanı İnan Güney'in tahliye edilmesiyle tamamlandı. Öğle arasının ardından savunma yapmak üzere kürsüye gelen Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunma süresinin kısıtlanması üzerine tartışma çıktı ve mahkeme başkanı İmamoğlu'nu salondan çıkardı.
Duruşma salonundaki gelişmeler ve soruşturma
İş insanı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce'nin savunması, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına başlayacağı gerekçesiyle yarıda kesildi. İmamoğlu'nun avukatının, karar yazılmadan işlem yapılamayacağına dair itirazına mahkeme başkanı arada yazılacağı cevabını verdi. Salon dışına çıkarılırken Ankara'da yargılayacağı kişilerin buradaki yargılamayı yönetmeye çalıştığını belirten İmamoğlu, Adalet Bakanlığını çöküş bakanlığı olarak nitelendirdi ve adaletin millete ait olduğunu, millete konuştuğunu ifade etti. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'nun savunma yapmayacağını, iddianameyi hazırlayanları yargılayacağını belirttiği sözleri gerekçe göstererek kamu görevlisini tehdit iddiasıyla resen soruşturma açtı ve duruşmayı 17 Ağustos tarihine erteledi.
Avukat Hüseyin Ersöz'ün hukuki değerlendirmeleri
Avukat Hüseyin Ersöz, savunma hakkının geniş yorumlanması ve tolere alanının çok geniş olması gerektiğini belirterek mahkeme huzurunda savunma yaparken söylenen sözlere hiçbir savcılığın resen soruşturma başlattığına şahit olmadığını ifade etti. Ersöz'ün açıklamasına göre, mahkeme savunma sınırlarını aşan bir beyan tespit ederse suç duyurusunu kendisi yapar veya duruşma savcısı böyle bir tespitte bulunursa mahkemeden suç duyurusu talep edebilir. Söylenen sözlerin sert ve rahatsız edici olmasının tek başına suç sayılamayacağını savunan Ersöz, beyanları yorumlama yetkisinin mahkeme heyetine ait olduğunu, bu tip adımların sanıklar üzerinde baskı oluşturduğunu ve yargılama sürecini olumsuz etkilediğini iddia etti.

