ABD-NATO gerilimi Ankara Zirvesi öncesi derinleşiyor

ABD-NATO gerilimi Ankara Zirvesi öncesi derinleşiyor

paylaş :

ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya yönelik yeni eleştirileri, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak zirve öncesi transatlantik gerilimi artırdı.

The Guardian’a göre ABD Başkanı Donald Trump, perşembe gecesi yaptığı paylaşımda NATO ilişkisinin ABD açısından “karşılıklı” olmadığını savundu. Trump, müttefiklerin ABD operasyonlarına yeterli destek vermediğini belirterek Avrupa ülkelerine savunma harcamaları ve yük paylaşımı konusunda baskısını artırdı.

Reuters’ın aktardığına göre NATO liderleri, Ankara Zirvesi’nde Avrupa’nın son dönemde artırdığı savunma harcamalarını silah, hazırlık seviyesi ve caydırıcılık kapasitesine dönüştürmeyi hedefliyor. Ancak zirvenin, Trump yönetiminin NATO’ya yönelik baskıları, İran savaşı nedeniyle yaşanan operasyonel gerilimler ve ABD’nin Avrupa’daki askerî varlığına ilişkin belirsizliklerin gölgesinde yapılması bekleniyor.

Defense News’in Reuters’a dayandırdığı haberine göre ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 18 Haziran’da Avrupa’daki ABD kuvvetlerinin konuşlanmasına ilişkin altı aylık bir inceleme başlattı. İncelemenin asker sayıları, üs erişimi, konuşlanma düzeni ve ABD’nin diğer bölgeler için ayıracağı askerî kabiliyetleri kapsaması bekleniyor. 

Wall Street Journal’a göre Hegseth’in Avrupa’daki ABD askerî varlığında ek kesinti açıklama planı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve diğer üst düzey yetkililerin itirazıyla durduruldu. Haberde, bu gelişmenin Trump yönetimi içinde Avrupa’daki asker sayısının ne hızda ve hangi kapsamda azaltılacağı konusunda görüş ayrılıklarını ortaya koyduğu belirtildi. 

ABD Kongresi’nde bazı üyelerin de savunma yasa tasarılarına, Avrupa’daki ABD asker sayısının belirli bir eşiğin altına düşürülmesini zorlaştıracak hükümler eklemeye hazırlandığı bildiriliyor. Bu tür bir düzenleme, asker azaltımı için askerî risk değerlendirmesi ve savunma bakanı onayı şartı getirerek Pentagon’un hızlı ve tek taraflı adımlarını sınırlayabilir.

Ankara Zirvesi’nin bu nedenle yalnızca savunma harcamaları ve caydırıcılık başlıklarına değil, ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolüne ve NATO içindeki yük paylaşımı tartışmasına da sahne olması bekleniyor.