Küresel kriz odakları ve Siyonist terör aygıtı
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde ittifak ilişkilerini, küresel kriz odalarını, askeri tıp yapılanmasını ve denizcilik haklarını değerlendirdiği bir grup toplantısı gerçekleştirdi. Bahçeli, NATO'nun Türkiye için kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezi olmadığını belirterek askeri hastanelerin yeniden açılmasının milli beka meselesi olduğunu ifade etti. MHP liderinin parti grubunda küresel aktörlerin kapalı kapılar ardındaki senaryolarına karşı Türkiye'nin askeri, diplomatik ve teknolojik haklarını koruma kararlılığını dünyaya ilan ettiği görüldü.
Ankara'daki NATO Zirvesi ve ittifakın sınırları
Bahçeli, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin jeopolitik önemini, ordusunu ve savunma sanayisini dünya sahnesinde göstereceğini belirtti. İttifakın varlık sebebinin karşılıklı saygı, eşit muamele ve dürüstlük olduğunu aktaran Bahçeli, Ankara merkezli istikbal ufkunun dış kaynaklı ittifakların üzerinde yer aldığını vurguladı. Türkiye'nin 1952 yılından beri askeri geleneğini ve coğrafi gücünü ittifaka kazandırdığını dile getiren Bahçeli, ülkesinin güneydoğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraç olduğunu kaydetti. Terör örgütlerine meşruiyet kazandırma devrinin kapandığını ifade eden Bahçeli, hava savunma ihtiyaçlarının oyalanması anlayışının miadını doldurduğunu aktardı. KAAN, HÜRJET, KIZILELMA ve TCG Anadolu gibi milli projelerin Mavi Vatan davasına teknolojik bir zırh oluşturduğunu belirtti.
Askeri hastanelerin yeniden açılması ve Gülhane ruhu
NATO içinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Bahçeli, bu durumun tarihi bir noksanlık olduğunu ifade etti. Askeri hastanelerin yeniden açılarak ordu bünyesine kazandırılmasının hayati bir değer taşıdığını vurguladı. Mayın yaralanmaları ve ağır travmalarda uzmanlaşmış bir askeri hekim ordusunun zaruret olduğuna dikkat çeken Bahçeli, sivil sağlık sistemlerinin ordunun kendine has ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığını savundu. Bahçeli'ye göre, Gülhane ruhunun modern ihtiyaçlara göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi bir milli beka meselesi olarak öne çıktı.
Küresel kriz odakları ve Siyonist terör aygıtı
Uluslararası nizamın kapalı kapılar ardında kurgulanan bir beka satrancına dönüştüğünü anlatan Bahçeli, bölge istikrarını baltalamak isteyen şer odaklarının bulunduğunu kaydetti. İsrail'i mazlumların kanıyla semiren emperyalist bir sömürge düzeneği olarak nitelendiren Bahçeli, bu yapının ateşkes mülahazalarını pervasızca çiğnediğini belirtti. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki müzakereleri ve Hürmüz'deki gelişmeleri takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Karadeniz'de Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmanın da bölgesel istikrar önündeki en büyük kırılma hattı olarak varlığını koruduğunu aktardı.
Türk Kara Kuvvetleri'nin tarihi mirası
Türk Kara Kuvvetleri'nin 2235'inci kuruluş yıl dönümünü iftiharla kutladığını belirten Bahçeli, bu yapının düzenli ordu nizamını dünya milletleriyle tanıştıran köklü bir miras olduğunu ifade etti. Kara Kuvvetleri'nin Malazgirt'ten Sakarya'ya ve sınır ötesi terörle mücadeleye kadar milli beka düsturunun vücut bulmuş hali olduğunu kaydetti.
Deniz hakimiyeti ve 1 Temmuz Kabotaj Bayramı
Denizlere hakim olanın cihana hakim olacağını vurgulayan Bahçeli, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın Türk denizciliğinin esaret zincirlerini kırdığı tarihi bir eşik olduğunu dile getirdi. NATO masasında Karadeniz güvenliği konuşuluyorsa bunun yegâne kilidinin Türk Boğazları ve Montrö iradesi olduğunu belirtti. Kabotaj hakkının deniz egemenliğinin iç cephesini tahkim eden hukuki bir zırh olduğunu anlatan Bahçeli, NATO heyetinin Türkiye'nin denizlerdeki varlığının bölgesel barış için su kadar hayat olduğunu zihnine kazıması gerektiğini ifade etti.

