Butlan kararı ve parti içi tercihler
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği buluşmada, partiye yönelik mutlak butlan kararının 2023 seçimlerinin ardından sokakta oluşan öfkeyi on katına çıkardığını ifade etti. Özel, kasım ayında bir baskın seçim kararı alınması durumunda Meclis'te ilk oyu kendisinin vereceğini, adaylarını çıkararak cumhurbaşkanını değiştireceklerini açıkladı. CHP Grup Başkanı Özgür Özel , partiye yönelik mutlak butlan kararı, baskın seçim olasılıkları, yargı-yürütme ilişkileri ve parti içi gelişmeleri, TBMM’de basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, son yaşanan hukuki ve siyasi gelişmelerin ardından, gazetecilerin sorularını yanıtlamak ve gündemi değerlendirmek amacıyla, açıklamalar ve eleştiriler yoluyla değerlendirdi.
Yargı ve yürütme ilişkilerine yönelik eleştiriler
Özgür Özel, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yaptığı görüşmeye değindi. Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın aynı gün değişerek eş zamanlı göreve başladıklarını hatırlatan Özel, kabine değişikliğinin kendilerine özel olduğunu iddia etti. Devlet Bahçeli’nin bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş olmasını ümit ettiğini belirten Özel, yürütmenin doğrudan yargıya müdahale etmesinin devlet geleneklerinde yer almadığını savundu. Adalet Bakanı’nın, mahkeme kararı açıklandıktan dakikalar sonra karar güzellemesi yapmasını eleştiren Özel, bu durumun büyük bir hukuksuzluk olduğunu ve dünya hukuk tarihinde örneği bulunmadığını ileri sürdü. Özel, gerçekleştirilen basın toplantısını kuvvetler ayrılığının kuvvetler birliğine dönüştüğü noktanın bir belgesi olarak nitelendirdi.
Dokunulmazlık ve kamu düzeni kaygıları
Dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik bir endişe taşımadığını ifade eden Özgür Özel, Meclis’te gerilimli dönemlerde fezleke haberlerinin her zaman gündeme geldiğini aktardı. Kendisi adına bir kaygı duymadığını ancak Türkiye'de çok partili siyasal yaşamın geleceği ve kamu düzeni açısından endişeli olduğunu belirtti. Kamu hukukçularının açıklamalarına atıfta bulunan Özel, ceza davası beklenmeden hukuk davası üzerinden karar verilmesini hukuksuzluk olarak nitelendirdi. Bu durumun seçilmişlere müdahale kapısını açtığını ve önlem alınmazsa kamu düzeninin ortadan kalkacağını savundu.
Kurultay süreci ve delege imzaları
Müslim Sarı’nın kurultay yapılamayacağına yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Özel, partinin butlan yönetiminin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı ile ortak bir oyun planı dahilinde hareket ettiğini iddia etti. Kurultayın delegelerle yapılamayacağına dair bir durum yokken butlan kararı verildiğini belirten Özel, buna karşı bin delegenin harekete geçerek notere gittiğini ve ıslak imzalı delege imza sayısının 804'e ulaştığını bildirdi. Yönetimin "karar kesinleşmediği için kurultay yapamayız" yönündeki açıklamalarını eleştiren Özel, kararın kesinleşmesinin Yargıtay başvurusuna bağlı olduğunu, yönetimin kendi avukatlarını tayin ederek hak arama yolunu tıkamaya çalıştığını öne sürdü.
Butlan kararı ve parti içi tercihler
Verilen butlan kararında büyük bir tutarlılık olduğunu belirten Özel, hükümetin olayla alakası olmadığını savunmasına rağmen Adalet Bakanlığı’nın mahkeme hakimlerine brifing verdiğini iddia etti. İstanbul il kongresi 2023 davası ile kendi davalarını kıyaslayan Özel, her iki davada da aynı iddialar ve tanıklar olmasına rağmen sadece kendi davalarında tedbir kararı uygulandığını açıkladı. Bu durumun Özgür Özel'in gidip Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelmesi amacıyla tasarlandığını ileri süren Özel, mahkeme kararının 2026 yılındaki parti içi tercihlere göre şekillendirildiğini savundu.
Hukuki mücadele ve Yargıtay başvurusu
Kurultayın gerçekleştirilmesi için tüm yolları deneyeceklerini ifade eden Özel, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 50 artı bir imza toplandığında iradenin önüne geçilemeyeceğine dair 11 sayfalık kararı olduğunu hatırlattı. Yargıtay'a gerekli başvuruları yaptıklarını, tedbir kararına itirazın geri çekilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın öne alınmasını talep ettiklerini aktardı. Tıkanıklığın ancak Yargıtay'ın kararıyla aşılabileceğini sözlerine ekledi.
Sokaktaki değişim talebi ve delege desteği
Sokağa rağmen siyaset yapılamayacağını vurgulayan Özel, CHP'nin sorununun sokağın sesini duymamak olduğunu ifade etti. Kayseri delegesi Ali Karaali'nin geçen kongrede kendilerini sert şekilde eleştirmesine rağmen, yerel seçimlerdeki başarıların ardından sabah ilk imzayı verenlerden biri olduğunu ve kendisinden helallik istediğini paylaştı. En katı delegelerin bile ilk imzaları attığını belirten Özel, sokağın değişim talebinin karşısında kimsenin duramayacağını savundu.
Kılıçdaroğlu ile iletişim ve müzakere süreci
Kemal Kılıçdaroğlu ile müzakere kanalının hiç açılmadığını söyleyen Özel, butlan kararının ardından gerçekleştirdikleri telefon görüşmesini aktardı. Kılıçdaroğlu'nun kurultay yapılması yönündeki öneriye "yapamazsın diyorlar" şeklinde karşılık verdiğini, kendisinin ise "siz isterseniz yapılır" dediğini belirtti. Sonrasında tarafların ikişer arkadaş görevlendirerek pazar günü görüşme planladığını ancak karşı tarafın zamansal değişiklikler yaparak pazar sabahı saat 07.00'de müzakerecilerle birlikte geldiğini ifade etti. Özel, bu durumun müzakere etme niyetinden uzak, sadece kamuoyundaki beklentiyi tatmin etmeye yönelik bir hamle olduğunu ileri sürdü.
2023 seçimleri sonrası yaşanan süreç
Kılıçdaroğlu ile yaptığı ilk telefon görüşmesinde kendisini 2023 yılının haziran ayında hissettiğini belirten Özel, o dönemde seçim kaybının ardından millette büyük bir tepki olduğunu Kılıçdaroğlu'na ilettiğini aktardı. Kendisine akil bir pozisyona çekilerek değişimin önünü açması gerektiği yönünde tavsiyede bulunduğunu ifade eden Özel, o dönem dinlenmeyen sokaktaki tepkinin bugün on katının mevcut olduğunu savundu. Seçmenin beklentilerine duyarsız kalınmasının partiye kalıcı zararlar vereceğini ve apatiye yol açacağını ileri sürdü.
Yeni MYK listesine yönelik eleştiriler
Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı 18 kişilik Merkez Yönetim Kurulu (MYK) listesini değerlendiren Özel, dört beş arkadaşın görev kabul etmeyerek tarihi bir duruş sergilediğini belirtti. Açıklanan listenin bir çaresizliği çağrıştırdığını iddia eden Özel, daha önce "parti yedi kişiyle yönetilmeli" denilmesine rağmen 19 kişilik bir kurul oluşturulmasını, mutlak bir sadakat yerine al-ver ilişkisine dayalı bir mutabakat sağlama çabası olarak nitelendirildi.
Yeni parti iddiaları ve seçim hazırlıkları
Yeni parti kurma seçeneğini sadece en kötü felaket senaryoları için düşündüklerini belirten Özel, CHP'yi bırakıp başka bir partiye geçmek gibi bir başlangıçlarının olmadığını vurguladı. Seçim hazırlıklarına değinen Özel, iki buçuk yıl öncesinden 182 bin sandık görevlisi atadıklarını ve eğitimlerini planladıklarını, mevcut süreç sebebiyle bu çalışmaların durmasının partiye zaman kaybettirdiğini ifade etti. TGRT ve A Haber gibi kanallardan kendisine yeni parti kurma telkinleri yapıldığını belirten Özel, kendilerinin hedef alınma sebebinin değişim hareketinin beklenen hataları yapmaması ve seçim kazanma ihtimali olduğunu ileri sürdü.
Muhalefetin geleceği ve iktidarın tutumu
Türkiye bir hukuk devleti olsaydı mutlak butlan kararının çıkmayacağını savunan Özel, AK Partili milletvekillerinin bile bayramlaşmalarda bu kararı anlatmakta zorlandıklarını duyduğunu aktardı. Kararın ne getirilmek istenen kadrolara ne de alana bir fayda sağlayacağına inandığını belirten Özel, butlan yönetimindeki kadroların bu aşamadan sonra iktidara karşı gerçek bir muhalefet yapma imkanlarının kalmadığını iddia etti.
FETÖ ithamları ve Sabah gazetesine yanıt
Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ ajanları" sözlerinin ardından Sabah gazetesinin kendisini hedef almasına ilişkin konuşan Özel, bu tür saldırıların geçmişte Kılıçdaroğlu'na da yapıldığını hatırlattı. FETÖ'nün tüm mağdurlarının "Türkiye'de FETÖ'cü olacak son kişi Özgür Özel'dir" dediğini belirten Özel, Sabah gazetesinin kendisine yönelik bu yakıştırmayı yapmasını büyük bir acizlik olarak nitelendirdi.
Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddialar ve ihraç konusu
Ekrem İmamoğlu'nun partiden ihraç edileceği yönündeki iddiaları değerlendiren Özel, İmamoğlu'nun seçilmiş bir başkan olduğunu ve görevden uzaklaştırılmasının ihraç sürecini kolaylaştırmayacağını belirtti. İmamoğlu cezaevindeyken kendisine genel başkanlık teklif edenlerin ve o dönem iktidar medyasının ortaya attığı para iddialarına karşı duranların, bugün iddianameler dökülürken ve iftiralar boşa çıkarken farklı bir tutum içine girmelerini eleştirdi. Ayrıca kurultay ceza davasında tanık olarak ifade veren Veysi Uyanık'ın oğlu Ahmet Hakan Uyanık'ın Kılıçdaroğlu'nun MYK'sında yer almasını, karşı tarafın ilkeli duruşunu gösteren bir örnek olarak tanımladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mutlak butlan kararına yönelik "biz bu işin hiçbir yerinde yokuz" şeklindeki ifadelerini değerlendiren Özel, Erdoğan'ın yarın çıkıp "kandırıldım" derse şaşırmayacağını, bu karara destek vermekle siyasi hayatının en büyük hatasını yaptığını ileri sürdü. Erdoğan'ın geçmişteki "Türkiye hak ettiği ana muhalefete kavuşacak" açıklaması ile bugünkü sözlerinin çeliştiğini iddia eden Özel, butlan kararının 13 Mayıs'ta yazıldığının anlaşıldığını savundu.
Grup toplantıları ve Meclis hukuku
Haftalık grup toplantılarına ilişkin Meclis Başkanlığı ile yapılan yazışmalara değinen Özel, Meclis'in muhatabının grup yönetimi olduğunu ve genel başkan milletvekili değilse grup başkanı olamayacağını hatırlattı. 111 milletvekiliyle birlikte ortak bir tutum sergilediklerini belirten Özel, atanmış ve kongreden kaçan bir genel başkanın grup toplantılarını engellemeye çalışmasının partiyi düşüşe geçireceğini ifade etti. Önümüzdeki hafta Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümü sebebiyle Manisa'da olacağını, bu nedenle grup toplantısını 16 Haziran'da yapmayı planladıklarını aktardı. Kılıçdaroğlu'nun kürsüye yürüme ihtimaline karşılık ise Meclis kürsülerinin seçilmişlerin yeri olduğunu vurguladı.
Kaset iddiaları ve örgüte güven
Hakkındaki kaset iddialarının tamamen kendileriyle baş edemeyenlerin uyguladığı psikolojik harp yöntemleri ve iftiralar olduğunu belirten Özel, ömründe ilk kez öfke biriktirdiğini ifade etti. Bu tür kararlarla siyasi partilerin omurgasının kırılmak istendiğini ancak CHP'nin omurgasının örgütü ve üyeleri olduğunu vurgulayan Özel, örgütün kimden yana olduğuna bakılması gerektiğini sözlerine ekledi.

