GIJN: MENA Bölgesinde Araştırmacı Gazetecilik: Zorbalığa Karşı Mücadele, Hayatta Kalma Savaşı

GIJN: MENA Bölgesinde Araştırmacı Gazetecilik: Zorbalığa Karşı Mücadele, Hayatta Kalma Savaşı

paylaş :

Bu makale, MENA bölgesinde araştırmacı gazetecilerin karşılaştığı sansür, hukuki baskılar, fon yetersizliği, savaş riski ve gözetim gibi çok katmanlı zorlukları ele alıyor. Gazeteciler, demokratik yapıların eksikliğine rağmen yolsuzlukları ve insan hakları ihlallerini ortaya çıkarmaya devam ediyor. Arap Baharı’nın entelektüel ilham kaynaklarından Abdürrahman El-Kevakibi’nin mirasından beslenen bu gazetecilik anlayışı, baskı rejimlerine karşı halkın gerçeği öğrenme hakkını savunuyor. Makale, bu direnişin hem bölgesel örneklerini hem de uluslararası işbirlikleriyle güçlenen etkisini gözler önüne seriyor.

  1. Yirminci yüzyılın başlarında, despotluk ve otoriterlik üzerine etkili bir kitap kaleme alan Suriyeli entelektüel Abdürrahman El-Kevakibi şöyle yazmıştı: “Zorba bir yönetim, en tepedeki despotundan sokağı süpüren işçisine kadar tüm birimleriyle baskıcıdır.”

Kevakibi, 19. yüzyılda özellikle geç Osmanlı İmparatorluğu yöneticilerini açıkça eleştirmesiyle tanınır. Ona göre zorbalık, İslami öğretilere aykırıydı. Yakın zamanda ise kitapları, Kahire’deki Tahrir Meydanı’nda Arap Baharı protestocuları arasında elden ele dolaştı.

Kevakibi’nin kendi dönemindeki otoriter rejimlere karşı gerçeği söyleme cesareti, bugün Arap dünyasında araştırmacı gazeteciliği yönlendiren değerlerin temelini attı. Gazeteciler bu coğrafyada yoğun sansür, tehdit, hapis ve basın özgürlüğünü kısıtlayan yasalarla mücadele ediyor. Kevakibi’nin mirası, araştırmacı gazeteciliğin göreceli olarak yeni bir alan olsa da, iktidarı sorgulama geleneği üzerine inşa edildiğini gösteriyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2024 Küresel Basın Özgürlüğü Raporu’na göre, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da “gazeteciler tüm ülkelerde siyasetçilerin baskısına maruz kalıyor.” Raporda, bölgenin dünyada en fazla gazeteci hapseden ilk 10 ülke arasında dört ülkeye ev sahipliği yaptığı da belirtiliyor.

MENA bölgesindeki araştırmacı gazetecilik, kökleri ve zemini olmayan bir hava bitkisine benziyor — güçlü demokratik sistemler, bilgiye erişim yasaları ve açık veri altyapısı olmadan büyümeye çalışıyor. Ancak bölgede çalışan gazetecilere göre, bu zorluklar yaptıkları işi daha da hayati kılıyor.

Suriye’de rejimin suçlarını örtbas etmek için sahte ölüm belgeleri hazırlayan bir askeri hastaneyi ortaya çıkaran Syria Indicator’ün genel yayın yönetmeni Ali Eid, şunu söylüyor:
“Resmi kurumlarda basın özgürlüğü ve şeffaflık eksikliği, kamusal ve özel sektördeki yüksek yolsuzluk riski, araştırmacı gazeteciliğe suistimali açığa çıkarma ve iktidarı denetleme konusunda eşsiz bir rol yüklüyor.”

Tunuslu Alqatiba’nın kurucusu Walid Al Majri ise şöyle diyor:
“Resmi düzeydeki şeffaflık eksikliği, özellikle kamu fonlarının izlenmesi ve ihlallerin açığa çıkarılması açısından araştırmacı gazeteciliği daha da önemli hale getiriyor.”

GIJN, Arap dünyasındaki araştırmacı gazetecilik kuruluşlarıyla yaptığı ankette en önemli zorlukları belirledi: fon eksikliği, casus yazılımlar, sansür, savaş haberciliği riskleri ve demokrasinin gerilemesi başlıca tehditler arasında.

Yolculuğun Haritası: Bir Kuruluştan Sekize ve Daha Fazlasına

2017 başında GIJN Arapça hizmetini başlattığında, bölgedeki ilk kar amacı gütmeyen araştırmacı gazetecilik kuruluşu olan ARIJ (Arap Gazeteciler için Araştırmacı Gazetecilik Ağı), GIJN’nin tek üyesiydi. Bugün bu sayı sekize çıktı: SIRAJ ve Syria Indicator (Suriye); The Public Source (Lübnan); 7iber (Ürdün); Alqatiba ve Inkyfada (Tunus); Birzeit Üniversitesi Medya Gelişim Merkezi (Filistin) ve Radio Zamaneh (İran). Bunlara ek olarak Daraj MediaMada Masr (Mısır) ve BBC Eye Arabic gibi kuruluşlar da araştırmacı gazetecilikte önemli roller üstleniyor.

Direnç ve Profesyonellik: Bölgenin Ayırt Edici Özellikleri

  • 2024 başında ARIJ, Gazze’deki gazetecileri desteklemek için güvenlik ağı oluşturdu ve Forbidden Stories ile birlikte Gazze’de gazetecilere yönelik hedefli saldırıları araştırdı. Guardian ile de İsrail hapishanelerinde işkence gören sağlık çalışanlarını konu aldı.

  • SIRAJ, sürgünde ve sınırlı imkanlarla onlarca rejim suçunu belgeledi. OCCRP iş birliğiyle, yaptırımları delerek Suriye’ye askeri sevkiyat yapan şirketleri araştırdı. Bu haberin ardından İsveçli milletvekilleri AB yaptırımlarının gözden geçirilmesini talep etti.

  • Mısır’da Mada Masr, Gazze ablukasından ekonomik fayda sağlayan rejim yanlısı bir figürü araştırdı. Yayın yönetmeni Lina Attalah savcılığa çağrıldı. “Abartıya, hataya yer yok. Bu duruş, Mada Masr’ı koruyan ilk ve son cephe,” diyor Attalah.


Finansman: Araştırmacı Gazeteciliğin Can Damarı

Anket katılımcılarının tamamı en büyük tehdidin finansman eksikliği olduğunu belirtti. Geniş araştırma, seyahat, ekipman, hukuki destek ve adil ücret gerektiren bu alan, fon yetersizliğinden doğrudan etkileniyor.

  • Daraj Media’dan Alia İbrahim: “Mükemmel bir ekip ve önemli hikâyelere erişimimiz var. Ancak gazetecileri tam zamanlı tutmak ve önceki haberlerin devamını getirmek için kaynak bulmak zor.”

  • 2025 başında ABD Başkanı Donald Trump, USAID fonlarını durdurdu. ARIJ’in yıllık bütçesinin %20’si bu kesintiden etkilendi.

  • BBC Eye Arabic’ten Mustafa Khalili: “Sınırlı kaynaklar hem veri toplama hem yapım aşamasında haberi doğrudan etkiliyor.”


Savaşın Mirası: Gazetecilik Hayatta Kalma Mücadelesi

2024’te çatışmalarda gazetecilere yönelik saldırılar arttı. Gazze, gazeteciler için dünyanın en tehlikeli bölgesi haline geldi.

  • Savaşın ortasında kalan gazeteciler hem kendi güvenliğini sağlamaya çalışıyor hem de haber üretmeye devam ediyor.

  • SIRAJ’dan Ali Al Ibrahim: “Uyuşturucu ve silah ticareti gibi gayriresmî ekonomiler büyüyor. Bu bağlamda gazetecilik, çatışmaları finanse eden yasadışı ağları ortaya çıkarıyor.”

  • GIJN, Gazze’de yapılan uzaktan araştırmalarda yerel tanıklık eksikliğinin belgelenmeyi zorlaştırdığını vurguladı.

  • ARIJ’ten Hoda Osman: “Gazze’de internet yoktu, gazeteciler çadırlarda yaşıyor, temel ihtiyaçlara erişemiyor ve sürekli ölüm tehdidi altındaydılar.”

  • İsrail’de Haaretz gazetesine boykot uygulandı, +972 için çalışan Yuval Abraham IDF’in yapay zekayla hedef belirlediğini ortaya koydu, ölüm tehditleri aldı.

  • The Public Source, İsrail saldırıları sırasında kaybolan Lübnan köylerini belgeledi.


Yasa ve Gözetim: İki Başlı Tehdit

  • Musab Al-Shawabka: “Arap otokratik rejimlerinde basın yasaları düzenleyici değil, siyasi baskı aracıdır. Gazeteciler artık mahkemelerde, sorgularda, gözaltında vakit geçiriyor.”

  • Ürdün, 2021-2022’de Pegasus casus yazılımıyla gazetecileri hedef aldı. Aynı yazılım Fas’ta Omar Radi’ye karşı da kullanıldı.

  • Lübnan’da küçük yayın organları sık sık cezai iftira davalarıyla yıldırılıyor. Daraj Media, bankacılık sistemi hakkında yaptığı haberler nedeniyle davalık oldu.


İşbirliği ve Planlama: Güvenli Yolda İlerlemenin Anahtarı

  • BBC Eye Arabic, Mısır’da çocukların topladığı hammaddeleri kullanan lüks parfüm markalarını ve Batı Şeria’daki yeni yasa dışı yerleşimcileri araştırdı.

  • Mustafa Khalili: “Düzen için plan yaparız, kaos için hazırlanırız. Her haberde detaylı risk değerlendirmesi yaparız.”

  • Inkyfada’nın yöneticisi Malek Khadhraoui, OCCRP ve ICIJ gibi kuruluşlarla işbirliğinin yolsuzluk ve organize suçları belgelemekte vazgeçilmez olduğunu söylüyor.


Yazan: Majdoleen Hasan

GIJN Arapça Editörü olan Majdoleen Hasan, ödüllü bir gazetecidir. Global Integrity, 100Reporters ve ARIJ gibi kuruluşlarda çalışmış, Ürdün’de araştırmacı gazetecilik birimi kurmuş ve kamusal bilgiye erişim hakkı kapsamında Ürdün hükümetine dava açan ilk gazeteci olmuştur.

GIJN'de yer alan haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.