CIVICUS’un çalışmasını nasıl okumalıyız? - 2

CIVICUS’un çalışmasını nasıl okumalıyız? - 2

paylaş :

Dün başladığımız ve CIVICUS’un genel yayın yönetmeni Andrew Firmin ve kıdemli araştırma uzmanı Inés M. Pousadela'nın yazdığı *-2025'te Sivil Toplum Eğilimleri: Temel Zorluklar ve Umutlar başlıklı yazıyı değerlendirmeye devam ediyoruz. Bugünkü başlık İkinci Trump Yönetimi.

Hakan Ataman 

Dün başladığımız ve CIVICUS’un genel yayın yönetmeni Andrew Firmin ve kıdemli araştırma uzmanı Inés M. Pousadela'nın yazdığı 2025'te Sivil Toplum Eğilimleri: Temel Zorluklar ve Umutlar başlıklı yazıyı değerlendirmeye devam ediyoruz. Bugünkü başlık İkinci Trump Yönetimi.

Firmin ve Poudesela yazıda ikinci Trump yönetimi için şöyle diyor: “Yeni bir ABD başkanlığı küresel dinamikleri yeniden şekillendirebilir, iklim krizine verilen tepkileri zayıflatabilir, sivil toplum fonlarını azaltabilir ve milliyetçi hareketleri cesaretlendirebilir. Toplanma ve ifade özgürlüğüne dayanan sivil alanlar artan tehditlerle karşı karşıya kalabilir.”

İkilinin ikinci tespitinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini görmek için çok beklememiz gerekmedi ama önce Elon Musk’a değinelim. 

Trump’ın seçim kampanyasını alenen destekleyen ve 250 milyon dolardan fazla para yardımı yapan Elon Musk seçim kampanyaları sırasında olduğu kadar sonrasında da sahnelerdeki yerini aldı. Trump’ın yönetimi alması sırasında Elon Musk’ın dillere düşen ve “Kalbim sizinle” diyerek verdiği Hitler Selamı Elon Musk’ı Nazizm’le özdeşleştirdi. Almanya’da eyalet seçimlerinden güçlenerek çıkan Neo-Nazi örgütü AfD (Almanya İçin Alternatif- Alternative für Deutschland) ile görüşmesi de bu yöndeki görüşleri iyice perçinleştirirken, sahibi olduğu Tesla satışlarının Almanya ve Fransa’da hızla düştüğü kaydedildi. Trump’ın USAID kapsamındaki yardımları 90 gün süreyle durdurma kararnamesi ve ardından USAID tamamen kapatma yönündeki kararı sırasında Elon Musk hep devrede oldu. 

Tarihin bir ironisi olarak ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) meselesi

Elon Musk sahibi olduğu X’teki resmi hesabından USAID programı hakkında “USAID, Amerika'dan nefret eden radikal solcu Marksistlerin engerek yuvasıydı” sözlerini kullandı. Hatta bu konuda Macaristan Başbakanı Victor Orban bile devreye girdi. Orban, X hesabında yayınladığı mesajda Biden yönetimi sırasında USAID’in kendisini “yılın yıkıcısı” olarak niteleyen Brüksel merkezli Politico’yu ve Macaristan’daki solcu medyayı desteklediğini belirterek, “Dünyanın bu karanlık komployu ortaya çıkardığı için Donald Trump’a çok şey borçlu olduğunu” yazdı. 

Peki Orban yazar da Musk geri durur mu? Elon Musk Victor Orban’ın mesajını alıntıladı ve “Yolsuzlukla mücadele çalışmaları hızlanıyor” diye yazarak paylaştı. Tüm bu süreçte Trump yönetimi dünyanın dört bir tarafındaki USAID çalışanlarını ABD’ye geri çağırdı ve idari izne çıkarıldıklarını duyurdu. Vakti zamanında 1961’de John F. Kennedy’nin Sovyetler Birliği’ne karşı bağımsız bir organizasyon olarak kurduğu USAID programının gün gelip “radikal solcu ve Marksist olmakla suçlanması” ise tarihin bir ironisi olsa gerek! 

ABD başkanı Trump’ın kararına STÖ’lerden de tepki geldi. CIVICUS, Trump’ın kararının iklim, insan hakları ve sivil özgürlükler alanındaki küresel ilerlemeyi tehdit ettiğini belirtti. 

İşkence Mağdurları için Uluslararası Rehabilitasyon Konseyi, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada Trump’ın kararının Afrika, Asya, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve Orta Doğu'daki 18 ülkede 22 rehabilitasyon programının olumsuz etkilendiğini ve 4 programın tümüyle faaliyetlerini durduğunu belirtti. İnsan Hakları İzleme Örgütü Trump kararının insan haklarını geniş kapsamlı olarak tehdit ettiğini söyledi. Uluslararası Hukukçular Komisyonu (ICJ) ise Trump kararı sonrasında yürüttükleri faaliyetlerin %30’unu askıya almak zorunda kaldıklarını duyurdu. 

ABD Başkanı Trump’ın kararları bunlarla da kalmadı. Trump önce 20 Ocak 2025’te Dünya Sağlık Örgütü’nden çekilme kararını alırken, bunu 3 Şubat 2025’te BM İnsan Hakları Konseyi (UNHRC), BM Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), BM Yakın Doğu'daki Filistinli̇ Mültecilere Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA) hakkındaki çekilme kararı takip etti. Buna UCM’nin İsrail yöneticileri hakkındaki kararına destek veren ve uyacağını söyleyen ülkelere yaptırım uygulama kararı da eklendi. 

Peki, bu kararları nasıl okumak gerekiyor?

Trump kararnamelerinin BM kurumlarına yönelik olması sivil toplumu etkilemeyeceği anlamına gelmiyor. Nitekim Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu (IPPF) Trump’ın Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) çekilme kararının DSÖ koordinasyonunda gerçekleşen “kadın ve çocuk sağlığı, beslenme ve sanitasyon” için verilen mücadeleyi olumsuz etkileyeceğini belirtti. IPPF bu karardan en çok kadınların, kız çocuklarının ve LGBTİ+’ların olumsuz etkileneceğine vurgu yaptı.

Gelinen noktada Trump’ın sivil toplumu zorlayacak yeni kararnamelere imza atacağını rahatlıkla söylemek mümkün. Bu noktada Trump’ın kararlarının çevreye olan olumsuz etkilerini de hemen eklemek gerekiyor. ABD seçimleri ve Trump Firmin ve Poudesela’nın listesinde ikinci sırada yer alsa da The Economist “Önümüzdeki Dünya 2025” değerlendirmesinde Tom Standage’in ilk sırasında. Temel endişe “Önce Amerika” politikasının jeopolitik değişikliklere ve gerginliklere yol açacak olması.