Carnegie Endowment Analiz: İran-İsrail Yapay Zeka (YZ) Savaş Propagandası Dünyaya Uyarı Niteliğinde

Carnegie Endowment Analiz: İran-İsrail Yapay Zeka (YZ) Savaş Propagandası Dünyaya Uyarı Niteliğinde

paylaş :

Bu savaş, Yapay Zeka (YZ) ile üretilen aldatmacaların karmaşıklığı ile analistlerin bunları tespit etme kapasitesi arasındaki büyüyen boşluğun yarattığı kritik zorlukları gözler önüne sererek küresel çatışmalarda ürkütücü bir yeni dönemin habercisi oldu.

Carnegie Endowment’ta Mahsa Alimardani ve Sam Gregory tarafından kaleme alınan İran-İsrail Yapay Zeka (YZ) Savaş Propagandası Dünyaya Uyarı Niteliğinde başlıklı analizİran-İsrail savaşının yalnızca askeri bir çatışma değil, aynı zamanda “gerçekliğin” kendisi üzerinde süren yeni bir savaş olduğunu ortaya koyuyor. Yapay Zeka (YZ) destekli dezenformasyonun hız ve yoğunluğu, analistlerin doğrulama kapasitesini aşarken, küresel çatışmaların doğasını değiştiren kritik bir kırılma noktasına işaret ediyor.

Yapay Zeka (YZ): Propagandanın Yeni Yüzü

23 Haziran 2025’te WITNESS’a gelen bir WhatsApp videosu, Tahran’daki Evin Cezaevi’nden yükselen dumanları gösteriyor ve “Evin’i açmaya çalışıyorlar” mesajını içeriyordu. İran’daki en bilinen işkence ve baskı merkezlerinden biri olan bu cezaevi, yıllardır muhalifler, gazeteciler ve aktivistlerin tutulduğu bir yer olarak simgesel bir anlam taşıyordu. İsrail saldırıyı “sembolik” ilan ederek sosyal medyada hızla propaganda malzemesine dönüştürdü.

İsrail Dışişleri Bakanı’nın “¡Viva la libertad, carajo!” notuyla paylaştığı video ise sonradan büyük olasılıkla Yapay Zeka (YZ) ile üretilmiş sahte bir içerik olduğu ortaya çıktı. Analizlerde, 2021 tarihli Evin Cezaevi görsellerinin YZ araçlarıyla manipüle edildiği tespit edildi.

Gerçek saldırı ise propaganda videosunun iddia ettiği gibi “cerrahi hassasiyetle” yapılmamış, ağır sivil kayıplara neden olmuştu. Cezaevi çevresinde yaşayan siviller, ziyaretçiler ve hatta mahkûmlar öldü ya da yaralandı. İnsan hakları örgütleri, hayatta kalanların ise daha kötü koşullara sahip başka tesislere nakledildiğini raporladı.

İnternet Kapanması ve Bilgi Krizi

Saldırılar sırasında İran hükümeti, geniş çaplı bir internet karartması uyguladı. Bu durum, halkı yalnızca devletin denetlediği sansürlü haber kaynaklarına mahkûm etti. Devlet medyası, İsrail saldırılarının etkisiz olduğu ve günlük hayatın devam etmesi gerektiği yönünde mesajlar verdi.

İnternetin kısmen geri gelmesiyle birlikte bu kez İsrail kaynaklı içerikler devreye girdi. Sosyal medyada “hassas operasyon” ve “İran halkının özgürleştirilmesi” temalı videolar dolaşıma sokuldu. Gerçek sivil kayıplar ile iki tarafın manipülasyonları arasındaki bu boşluk, halkın risk algısını bozdu; birçok İranlı kendisini olduğundan daha güvende sandı.

Yapay Zeka (YZ) ile Üretilen Savaş Gerçekliği

Analiz, bu çatışmada Yapay Zeka (YZ) destekli içeriklerin görülmemiş bir yoğunlukta kullanıldığını vurguluyor. Tahran’da rejim karşıtı protestoları gösterdiği iddia edilen sahte videolar, Tel Aviv’e yönelik hayali füze saldırıları ve İsrail F-35 uçaklarının düşürüldüğünü iddia eden YZ üretimi görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı.

Bazı videolarda Google Veo filigranlarının kalmış olması, içeriklerin aceleyle hazırlandığını ve denetimden geçmeden paylaşıldığını ortaya koydu. Evin Cezaevi saldırısına ait sahte video, olaydan sadece bir saat sonra Sky News ve BBC gibi uluslararası haber kuruluşlarına ulaştı ve gerçekmiş gibi yayımlandı.

Tespit Araçlarının Sınırları

WITNESS ve Deepfakes Rapid Response Force gibi yapılar, içeriklerin doğruluğunu incelemeye çalışsa da sonuçlar her zaman net değil. Tajrish’teki Borhan Caddesi saldırısına ait görüntüler, Yapay Zeka (YZ) manipülasyonu şüphesi nedeniyle incelendi. Bazı gelişmiş araçlar generatif izler bulurken, BBC Verify ve bağımsız uzmanlar kesin bir sahtecilik işareti saptayamadı.

Bu tür belirsizlikler, savaş ortamlarında karar almayı güçleştiriyor ve barış süreçlerini kırılgan hale getiriyor. Analiz, dezenformasyonun yalnızca bilgi düzeyinde değil, stratejik karar mekanizmalarında da yıkıcı etki yarattığını vurguluyor.

Küresel Bilgi Güvenliği İçin Uyarı

Alimardani ve Gregory, bu savaşın yalnızca İran-İsrail hattında kalmadığını, küresel ölçekte bilgi güvenliği için alarm niteliğinde olduğunu belirtiyor. Myanmar darbesi, Ukrayna savaşı ve Gazze’deki çatışmalarda da Yapay Zeka (YZ) ile üretilmiş dezenformasyon örnekleri görüldü. Ancak İran-İsrail örneğinde üretim hızı ve kapsamı “endüstriyel” seviyeye ulaştı.


Çözüm: İnsan Hakları Odaklı Teknoloji

Analiz, yalnızca teknolojik tespit yöntemlerinin gelişmesini değil, bu araçların savaş bölgelerinde erişilebilir ve güvenli hale getirilmesini de zorunlu görüyor. Aynı zamanda, bu sistemlerin baskıcı rejimler tarafından muhalifleri takip etmek için kullanılma riskine dikkat çekiliyor.

Kimlik bilgilerine bağlı medya üretim altyapılarının, otoriter devletler için “arka kapı” işlevi görebileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle araçların yalnızca içeriğin üretim süreci ve Yapay Zeka (YZ) katkısı hakkında bilgi vermesi, kullanıcı kimliğini ifşa etmemesi gerektiği vurgulanıyor. İran-İsrail çatışması, savaşların artık yalnızca toprak veya askeri hedefler üzerinde değil, “gerçekliğin” kendisi üzerinde de yaşandığını gösteriyor. Yapay Zeka (YZ) teknolojilerinin hızla gelişmesi, dezenformasyonu kitlesel bir silaha dönüştürürken, doğrulama mekanizmalarının bu tempoya yetişemediğini ortaya koyuyor.

Bu durum, Alimardani ve Gregory’nin ifadesiyle “sadece bölgesel bir kriz değil, küresel bilgi güvenliği açısından da kritik bir uyarı.”